Tanım
Sizlerle ÖZGÜRCE bilgilerimi, duygularımı, düşüncelerimi, bazen iç dünyamı, her konuda herşeyi paylaşmak istedim.... Sizlerle gülmek de :) Dilerim Profesyonel ortamlarda yazılarımı yazdığım günler geldiğinde, bu yeni ortamlarda yine karşılaşırız ve sizlerde tekrar olumlu etkiler yaratabilirim...
NEŞELİ günler...
Sevgimle...
Bağlantılarım
*
*
*
*
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Kategoriler
|
Ahmet Bey'in yaşamına gelin bi göz atalım ;-))
Ahmet Bey, sabah saat 7.00'de
*Casio* masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. *Puffy* yorganını kaldırdı.
*Hugo Boss* pijamalarını çıkarıp
*Adidas* terliklerini giydi.
*WC*'ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
*Clear* şampuan ve
*Protex* sabunuyla duşunu aldı.
*Colgate* ile dişlerini fırçaladı.
*BRAUN* ile saçlarını kuruttu.
*Bill's* gömleğini ve
*Pierre Cardin* takımını giydi.
*Lipton* çayını içti.
*Sony* televizyonda medya özetlerini ve *flash* haberleri izledi. *Citizen* kol saatine baktı. Aile fertlerine *'BYE'* deyip
*Hyundai* otomobiline bindi.
*Blaupunkt* radyosunu açarak,
*rock* müziği buldu. Ağzına bir
*Polo* şeker attı. Şehrin göbeğindeki
*Mega Center*'daki ofisine varınca,
*Toshiba*bilgisayarını çalıştırdı.
*Microsoft Excel'e* girdi.
*Ofisboy* 'dan
*Nescafe* 'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için
*Grissini *yedi. Öglen
*Wimpy's Fast Food* kafeteryaya gitti. Ayaküstü,
*Coca Cola* ve *hamburgeri * mideye indirdi.
*Camel* sigarasını yakıp
*Star* gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı
*Image Bar'* a uğrayıp
*JB'* sini yudumladı, sonra köşedeki
*Shopping Center* 'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği
*Ariel* deterjan,
*Ace* çamaşır suyu,
*Palmolive* şampuan,
*Gala* tuvalet kağıdı,
*Sprite* gazoz ve
*Johnson* kolonyayı alarak kasaya yanaştı.
*Bonus* kartıyla ödemeyi yaptı. Hafta sonu eşi Münevver'le
*Galleria*'ya giden Ahmet Bey,
*Showroom* 'ları dolaşıp
*Kinetix* ayakkabı,
*Lee Cooper blue jean* satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği
*TV Guide* 'a göz atan Ahmet Bey, kanallar arasında
*zapping* yaparak,
*First Class* ,
*Top Secret* ,
*Paparazzi* gibi programlar izledi. Aynı anda
*Outdoor* dergisini karıştırdı.
Uykusu gelen Ahmet Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.
** 'Ne mutlu Türk'üm diyene!'** diye gerindi ve uyudu. Hâlâ da uyuyor. Ne zaman uyanacağı da belli değil.
|
Tarih: 17:07, 17/4/2009 Kategori: TUKETIM TOPLUMU - KAPITALIZM ve Hayrettin Karaca |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
MEYVE ÇEKİRDEĞİ ve EKOLOJİK DENGE... Lütfen ciddiye alalım ve ya
Lütfen ciddiye alalım ve yapalım.
Sonumuz kıtlık olacağını düşündüğüm için bu maili sizlerle paylaşmak istedim, çok değer verdiğim ve beni sualtı dünyası ile tanıştıran hocam Teoman Sarmaşık'dan gelen bir öneri bu. Tabii ki bu uygulama ne kadar faydalı olur bilemiyorum ama daha sonra kaybedeceklerimizi düşündüğümüzde denemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Bilim adamları dünya için en çok 65 yıl ömür biçiyor. Dünya nüfusunun yarı yarıya düşmesi için verdiğim rakam 10 senedir. Çoğunuz buna gülebilir ama bu gün tartıştığımız pek çok kavram bu söylediklerim yanında devede kulak kalacak. 1990 senesinden bu yana üç yanı denizlerle çevrili ülkemizin denizlerinde hiçbir canlı kalmadı. Buna şahit bir kaç kişiden biri de benim ve on sene içinde karada da kalmayacak. Canlılar nasıl hızlı yok oluyor inanamazsınız. Birbirinize yolladığınız e-postaları takip edebiliyorsanız tohum meselesini de biliyorsunuz demektir. Çocuklarımızın hatta dünya çocuklarının, sizin yaşınızda ağaç görmesini istiyorsanız işte bu metni arkadaşlarınıza gönderin. Sualtının inanılmaz çoraklığını her yıl tekrar tekrar gören ve bunun hızına inanamayan ben, aynı şey karada da olacak diyorum.
Sadece bakın ve takip edin. Pirinç fiyatlarının yükselmesi birilerinin dediği gibi çinlilerin artık kaşık kullanması' ile açıklanabilir mi? Hiç kimse ama hiç kimse sağına soluna bakamayacak aç kaldığı zaman. Perhiz yaparken salatanızda bıraktığınız son maydanoz yaprağı belki son terk ettiğiniz aşkınız olacak. Okumadan silip atabilir, hiç kimseye göndermeyebilirsiniz bu yazdıklarımı ama sonraki pişmanlık fayda sağlamayacaktır. Ülkem benim için her zaman önemlidir ama dünya da bizimdir. Fikri, hocam Teoman Sarmaşık'a ait olan *önemli !!* Çok önemli bir kampanya hiç bir maliyeti yok ve sayılamayacak kadar faydası var.
Evde yediğimiz meyve çekirdeklerini kiraz, kaysı, erik, karpuz, kavun vb... sonbahar aylarında (çimlenmesi için yağmurların başlayacağı mevsimlerde) pikniğe, dağa, gezmeye gittiğimiz arazilere toprağa gömüp üzerine de bir miktar su dökersek bunların bir kısmı tutacak ve doğanın dengesinin korunmasında yarar sağlayacaktır. Sebzelerde olduğu gibi, yakında meyvelerde de hibrit tohumlar yaygınlaşınca, çekirdekten ağaç yetişme imkânı ortadan kalkacak. Bu nedenle elimizi çabuk tutup ülke sathına ne kadar ekebilirsek o kadar yararlı oluruz.
*Gönderenin Notu: * Bu yöntemi yıllardır uyguluyorum.. Meyve çekirdeklerini asla çöpe atmam. Ankara' da yürüyüş yaptığım parklara savurduğum çekirdek epeycedir.. Parklardan topladığım at kestanelerini bile yolda gördüğüm büyük bahçelere atarım.. 20 gün kadar önce evde çimlenmeye başlayan patateslerden yemek yaparken, kabuklarını biraz kalınca soyarak bahçede toprağa gömdüm.. Şimdi onlarca patates bitkim var.. :)) Yerli tohumumuzu korumamız son derece önemli.. xxxx kaynaklı tohumların emperyal amaçlı silah olarak kullanılıp kullanılmadığını bilmiyoruz.. Ne zaman kuyruğumuz (ya da boynuzunuzun) çıkacağı belli değil.. Ülkemizdeki 1980 sonrası iktidarları,Türkiye'mizin tarımını bitirme noktasına getirmiş, son iki dönemde de geri dönülmez bir yola sokulmuştur.. Bunu artık her geçen gün daha iyi fark edeceksiniz. Çok yırtınmamıza rağmen *tohum yasası* pkk, türban vs..gibi gündemlerle *güme getirilerek* 'geçirildi'.. Bana göre, iktidar kadar, muhalefet de bu ihanete ortaktır.. Gelecekte onların hiçbiri halkın yüzüne bakamayacaktır.. Bir ingiliz siyasetçinin dediği gibi 'Türkiye artık *zokayı* yutmuştur..' Çocuklarınıza gıda maddelerini ve sularını israf etmeden kullanmayı öğretin. Az suyla banyo yapmanın yöntemini öğrenin, uygulayın, öğretin.. Bu daha çok 'mutlu' olmanızı ve hayatta kalmanızı sağlayabilir.. Telaş etmeden, yıkılmadan benzeri yöntemleri öğrenmek ve üretmek için çaba gösterin.. Çok daha güzel günlere; el ele, hep birlikte ....
Dr.Bülent Bir
|
Tarih: 16:37, 17/4/2009 Kategori: TUKETIM TOPLUMU - KAPITALIZM ve Hayrettin Karaca |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ORUÇ tutarken-DİYET yaparken SIKINTI YAŞAYANLAR; ARTIK yemek/kur
“BU FOTOĞRAF 1994’DE SUDAN’DAKİ KITLIK SIRASINDA ÇEKİLDİ. VE FOTOĞRAFÇI KEVIN CARTER’A PULITZER ÖDÜLÜNÜ KAZANDIRDI. ÇOCUK EMEKLEYEREK 1 KM.ÖTEDEKİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YEMEK KAMPINA GİTMEYE ÇALIŞIYOR. ARKASINDAKİ AKBABA, ÇOCUĞUN ÖLMESİNİ BEKLİYOR. FOTOĞRAFI ÇEKEN KEVIN CARTER FOTOĞRAFI ÇEKER ÇEKMEZ ORADAN AYRILIYOR. KİMSE ÇOCUĞA NE OLDUĞUNU BİLMİYOR !!!!! FOTOĞRAFÇI KEVIN CARTER 3 AY SONRA DEPRESYONA GİRİYOR VE İNTİHAR EDİYOR ……..”

Ben bu FOTOĞRAFA ÇOK ZOR BAKABİLİYORUM, HER BAKTIĞIMDA DA ŞİMDİKİ GİBİ AĞLIYORUM ! İSYAN EDİYORUM !
BU NE BİÇİM DÜNYA DİYORUM ! TÜRKİYE'deki EVSİZLER BİLE GIDA BILUP-YAŞAMINI SÜRDÜREBİLİYOR ! AMA ONLARIN ÇÖP KARIŞTIRMA ŞANSI BİLE YOK !
BU NASIL DÜNYA ? İNSANOĞLU BU DÜNYAYI NE HALE GETİRDİ ? BU SUDAN'ın-AFRİKA'nın YARASI DEĞİL: "TÜM DÜNYANIN YARASI !"
Büyük LİDER ATATÜRK'ümüz ŞÖYLE DEMİŞ : "BÜTÜN DÜNYA İNSANLIĞI, İNSAN BEDENİNE BENZER. NASIL PARMAĞIN UCUNDAKİ RAHATSIZLIK, BÜTÜN BEDENİ ETKİLİYORSA, DÜNYANIN HERHANGİ BİR YERİNDEKİ RAHATSIZLIK DA TÜM İNSANLIĞI ETKİLER. ONUN İÇİN BÜTÜN LİDERLER KENDİ ÜLKELERİNİN REFAHI MUTLULUĞU KADAR, BAŞKA ÜLKELERİN REFAHI VE MUTLULUĞU İÇİN ÇALIŞMALIDIR." NOT: ATATÜRK, ÖLÜMÜNDEN KISA BİR SÜRE ÖNCE ROMANYA BÜYÜKELÇİSİNE BU CÜMLELERİ SÖYLERKEN, DÜNYA 2. DÜNYA SAVAŞINA HAZIRLANIYORDU !!!! İŞTE ATA'mız SADECE KURTARICI DEĞİL, ASLINDA BARIŞTAN YANA EVRENSEL BİR DÜNYA LİDERİYDİ !!!
NİCE ATATÜRK'lerin ÜLKELERİ YÖNETTİĞİ BİR DÜNYADA BU FOTOĞRAFI GÖRMEZDİK ASLA !!!
İNSANOĞLUNUN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU İÇİNDEKİ ŞEYTANA YENİK DÜŞTÜ / KAPİTALİSTLEŞTİ / PARA TUTKUSUYLA DOLDU / DOĞADAN KOPTU ve ONA İHANET ETTİ / EVREN'e TERS DÜŞTÜ ve SONUÇ: BÖYLE BİR DÜNYA YARATILDI !!!
BİR ZİNCİRİN GÜCÜ, EN ZAYIF HALKASI KADARDIR ! İŞTE BU FOTOĞRAF DÜNYAMIZIN EN ZAYIF HALKASI, İŞTE 21. yy'da, DÜNYAMIZIN GÜCÜ ASLINDA BU FOTOĞRAFTAKİ BEBEK KADAR SADECE DAHA !!!!
|
Tarih: 18:30, 16/9/2008 Kategori: TUKETIM TOPLUMU - KAPITALIZM ve Hayrettin Karaca |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
EL ÇANTASI = 32 Euro, 1 haftalık yiyecekleri = 4 Euro !
|
GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ = 24 Euro, SUYA erişmeleri = 8 Euro !
|
AFTERSHAVE = 35 Euro, YENİ 1 EV yapmak için ihtiyaçları = 6.50 E
|
Yarım Litre BİRA = 4.50 Euro, İhtiyaçları olan 50 litre taze SU
|
TÜKETİM ÇILGINLIĞI ve HAYRETTİN KARACA...
Belki Hayrettin Karaca kadar olamayız ama daha az tüketerek, ülkemizin ve dünyamızın doğal kaynaklarının boşa harcanmasına engel olmuş oluruz. Dozunda alış-veriş! Dozunda tüketim! Fazlası dünyayı mahvediyor. Üstelik Dünyada bu kadar muhtaç insan varken! Daha az tüketmeye gayret edelim! Tüketim dünyası, bize ihtiyaç yaratıyor zorla! Bizi tüketmeye zorluyor! Ve tüm bu çılgınlığın karşısında, işte HAYRETTİN KARACA :
ALKIŞLAR
HAYRETTİN KARACA
İÇİN !!!
PARAM VAR AMA TÜKETMEYE HAKKIM YOK!!!
Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala üzerinde; ayakkabısı da yamalı. Sökük paltosunu, pantolonunu, yakalarını ters-yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor.
10 yıldır hiçbir şey almamış üzerine. Karaca markasının ve TEMA Vakfı'nın kurucusu Hayrettin Karaca "param var ama tüketmeye hakkım yok" diyerek 'al tüket ve yok et'
diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.
KOMŞUYA VER...
Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını söyleyen Karaca, Türkiye'de bir zamanlar fakirleri aç bırakmayan kültürün nasıl yok olduğunu hüzünlenerek anlattı.
Televole kültürünün karşısında birtakım değerlerin yok olduğunu söyleyen Karaca, çocukluk günlerinin "komşuyu aç bırakmayan" kültürünün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabileceğini söyledi. "Dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. İşte o gözü açları doyurmayacağız.
Bunların farkına küçükken vardım. Dilim kültürüm gidiyor. Bağımsız bir Türkiye değiliz artık. En büyük acımız geri getiremediğimiz o kültürümüzdür." diyen Karaca şöyle konuştu:
"Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ama herkes eşit şartlarda oynardı sokakta. Bütün çocuklar gibi ben de yalınayak oynardım.
Akşam olduğu zaman annem seslenirdi, avucuma bir kap sıcak yemek koyarlardı.
Kulağıma eğilip, 'Komşu anneye götür' derdi. Etrafımızda bizi duyacak kimse yoktu ama, bu bana verilen 'Aman kimse görmesin Hayrettin' mesajıydı. Komşu annenin yağını,odununu kim alır, kimse bilmezdi. Paylaşma düzeni vardı, o kültürdü. Savaştan çıkmış bir Türkiye'de 'fakirim' diyen çoktu ama 'açım' diyen yoktu. Oradan aldım bu kültürü. Kaybolan budur, giden budur. Ama Anadolu'yu gezerken görüyorum ki, bu değerleri hala yaşatanlar var."
UTANIYORUM...
Tüketim toplumunun rezalet hale geldiğini söyleyen Karaca: "Akmerkez'in önünden geçmeye utanıyorum, nedir bu ışıklar, bu rezalet. 'Yılbaşı' demek, 'Al, tüket, yok et, yaşamı mahvet' demek. O yüzden bu yırtık kazağı gururla taşıyorum üzerimde. Global ekonomi insanları kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da mutluyum. Bunu elimden hiç bir güç alamaz. İnanç her şeyi halleder“ dedi."Açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır“ diyen Karaca, ihtiyacından çok tüketerek sınıf atlamaya çalışanları suçladı. Karaca, "Bugünkü tüketim iki katına çıktığı gün, belki dünyada yaşam olmayacak. En büyük tehlike gıdada. Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 çocuğa eşdeğerde
dünya nimetlerini alıp götürüyor" diyerek dünyanın düştüğü durumu gözler önüne seriyor.
TV SEYRETMİYOR..
Cep telefonu kullanmadığını, 5 yıldır TV izlemediğini belirten Karaca şöyle devam etti:"Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Malını mülkünü verirsin orada biter borcun. Mesela Yalova'daki botanik
bahçemi vakıf yaptım ama borcum bitmedi topluma. Şimdi borcumu bilgi sahibi olarak ve bunu aktararak ödüyorum. Okumak ibadettir. Okumamak cumhuriyete ihanettir."Oğlunu, eşini ve annesini kaybeden Hayrettin Karaca, "acılar
karşısında isyan ederek hiçbir şey kazanamazsınız, elde olan bir şey değil çünkü bu. Ben acıyı da, mutluluğu da kabulleniyorum. Ama acılar hafızadan hiç çıkmaz" dedi.
185 MİLYON AFRİKALI HER GÜN AÇLIKTAN ÖLME RİSKİ İLE YAŞIYOR... Dünyanın durumunu değerlendiren Karaca şu yorumlarda bulunuyor: "Birleşmiş Milletler 2004 Kalkınma Raporu'na göre, Afrika'da 323 milyon insan günde 1 dolardan az bir gelirle geçimini sağlıyor. Temiz su kaynağından mahrum 273 milyon kişi bulunmakta. İlkokul çağında okula
gidemeyen 44 milyon çocuk var. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon. Her yıl beş yaşının altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor. Zengin ülkeler yıllık gelirlerinden yüzde 0,7'sini kurtarma amaçlı projelere yönlendirseler bu sorunların hepsi ortadan kalkabilir."
"BİR" ÇOK GÜÇLÜDÜR.....
"Benim de vardı 40 tane kravatım. O zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim, ama bilerek yapmadım bunu." diyen Karaca, "Artık farkına vardım bunun. Ne zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum, kendime sadece kitap alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam; bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. Dokuz senedir bu pantolonu giyerim, paltom yırtıktır. Param var ama tüketmeye hakkım yok! Bunu herkes yapabilir. "BİR" çok güçlüdür. Atatürk bir kişiydi. Her şey "bir" ile başlar. Bir yoksa iki olmaz. Ben de yakınlarıma örnek olmaya çalışıyorum" diyor.
BİR ALYANS İÇİN 3 TON ZEHİRLİ ATIK..
TEMA Vakfı Yayınları'ndan çıkan "Dünyanın Durumu 2004" raporlarını yorumlayan Karaca şu tespitlerini aktarıyor: · Dünyada makyaj malzemesi için yapılan harcama 18 milyar dolar. Dünyadaki tüm kadınların üreme sağlığı için gerekli para 12 milyar dolar. · Avrupa ve ABD'de evde beslenen hayvanların mamasına harcanan para 17 milyar dolar. Dünyada açlığın ve yetersiz beslenmenin sona erdirilmesi için
gerekli para 19 milyar dolar.
Parfüme harcanan para 15 milyar dolar. Evrensel okur-yazarlığın sağlanması için gereken yıllık ek yatırım 5 milyar dolar. · Deniz seyahatlerine harcanan para 14 milyar dolar. Dünyada herkese
temiz içme suyu sağlanması için gerekli para 10 milyar dolar.
· Avrupa'da dondurmaya harcanan para 11 milyar dolar. Her çocuğun aşılanması için gerekli miktar 1,3 milyar dolar.
· Satışa hazır 1 ton altın elde etmek için 300 bin ton atık üretilir. Başka bir deyişle altın bir alyans için ortaya çıkan atık miktarı 3 tondur.
Bu atıkların çoğu siyanür ve kimyasal maddeler içerir.
|
Tarih: 16:23, 16/8/2007 Kategori: TUKETIM TOPLUMU - KAPITALIZM ve Hayrettin Karaca |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|