KİŞİSEL SİTEM - "Birbirimize Hayat Yolculuğunda Yardım Etmek İçin Buradayız" ....

Tanım

Sizlerle ÖZGÜRCE bilgilerimi, duygularımı, düşüncelerimi, bazen iç dünyamı, her konuda herşeyi paylaşmak istedim.... Sizlerle gülmek de :) Dilerim Profesyonel ortamlarda yazılarımı yazdığım günler geldiğinde, bu yeni ortamlarda yine karşılaşırız ve sizlerde tekrar olumlu etkiler yaratabilirim... NEŞELİ günler... Sevgimle...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* **DÜNYANIN GELMİŞ - GEÇMİŞ EN BÜYÜK DÜNYA LİDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK - SENİ HER GÜN SAYGIYLA ANIYORUZ ve ÇOK ÖZLÜYORUZ - Muhteşem ve Zengin bir ATATÜRK Sitesi - Profesyönel Hazırlanmış ATATÜRK Takviminden çok yararlanacaksınız
* **(1901 - 1980 yılları arasında Dünyamızı Ziyaret Etmiş) BÜYÜK Psikiyatrist Dr. ve Psikolog, Hipnoz Duayeni Milton ERICKSON'ın Hayatından Kesitler / Kendisi Psikiyatri ve Terapi Bilimine Yön vermiş Psikiyatristlerin Duayenidir / MUCİZE BİR İNSANDIR !
* **Benim Muhteşem Rol Modelim - Motivasyon kaynaklarımdan OPRAH'ım! Zengin bir site ve değerli OPRAH WINFREY'i tanıyabileceğiniz bir ortam!
* **ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
* **Teşekkürler TUNCAY ÖZKAN ! Hakettiği saygınlığa ve onura kavuşmuş; İnsanların maddi-manevi güç ve barış içinde yaşadığı; demokrasinin ve Cumhuriyetin fiilen yaşatıldığı PIRIL PIRIL - AYDINLIK - MODERN bir TÜRKİYE isteyen KAÇ KİŞİYİZ BİZ ???
* **TSK GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI
* **TEMA Vakfı - Sayın Hayrettin KARACA !!!
* **OSHO - (1931-1990) yılları arasında dünyamızı ziyaret etmiş DEĞERLİ BİLGE Prof. OSHO / Bir deyişle lakabı ZORBA BUDA - Ondan Öğrenecek Çok Şey var - Siteden Yararlanacaksınız
* **Anthony ROBBINS - Muhteşem Başarılı bir MOTİVATÖR/YAŞAM KOÇU - Sıfırlardan ZİRVEYE Ulaşmış bir İLETİŞİMCİ - YAŞAM USTASI - Bende çok özel bir Yeri Vardır ! - (Özellikle "İçindeki Devi Uyandır" Kitabını Mutlaka Okuamak Gerek ! Gerçek bir Baş Ucu Kitabı)
* **Büyük bir Bireysel Gelişim Ustası ve Önemli Bestseller Kitapların Yazarı, değerli bir düşünür ve konuşmacı Stephen R. COVEY (Ulviliğin, Etikliğin, Erdemin SEMBOLÜ bir BİLGE)
* **M. Scott Peck çok önemli Bireysel Gelişim/Spiritualizm Alanında Bestseller Kitaplarının Yazarı (Özellikle "Az Seçilen Yol"u Mutlaka Okumak Gerek !)
* **Dr. Wayne W. Dyer - Türkiye'de herkes onun şu 2 kitabını mutlaka okumalı bence: "Hatalı Alanlarınız", "İpler Kimin Elinde(Kurban Olmamak/Kendin Olmak)" - Çünkü bu 2 kitaptaki yaklaşımlara genelde Türk insanımızın çok İhtiyacı Var
* **Robin SHARMA - İlk 'Ferrarisini Satan Bilge' Kitabıyla adını duyurmuş, genç yaşta BİLGELİK noktasına varmış bir YAŞAM KOÇU (Ultra yüksek standartlarda bir yaşamı olan, ÇOK BAŞARILI bir Avukatıyken, trafik kazasında 2 yaşındaki kızı, meleği kollarında öldükten sonra; DERİN ACISI onu önce şiddetli kaosa-dağıtmaya sonra da tüm malvarlığını satıp - paradan vazgeçip Himalaya Dağlarındaki 'Sivana Bilgelerine' sürüklemiş.)
* **NLP GRUP - NLP Practitioner Eğitimimi Aldığım ve Eğitiminden Çok Çok Memnun Kaldığım bir Eğitim Kurumu - Siteyi Gezerseniz Çok Beğeneceğiniz Çok Efektif/Etkin/Yüksek Kazanımlı Eğitimlerle Tanışacaksınız !
* **Profesyönel, ICF Akrediteli Yaşam/İŞ/Kurumsal/Bireysel KOÇ "DOST Can Deniz" - MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık (Hem koçluk desteği, hem de Eğitimler Alabilirsiniz) - İstanbul
* **Profesyönel, ICF Akrediteli Yaşam/İŞ/Kurumsal/İlişkiler/Ebeveyn/Spritüel/Satış/Kariyer/Bireysel KOÇ "Fatoş AYVAZ" - FA COACH ACADEMY - Profesyönel Koçluk Eğitimleri ve Koçluk Desteği alabilirsiniz - ABD'nin ençok kazanan KOÇU Terri Levine'nin Koçluk Ekolünün tüm KOÇLUK Eğitimleri verilmektedir
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Değerli 'Dr. Hüseyin NAZLIKUL' ( TR'nin DÜNYA Standardında Tamamlayıcı Tıp DUAYENİ - Nöral Terapi ve Regülasyon Derneği Kurucusu - Etik/Gerçek bir TIP Adamı) - Nişantaşı / İstanbul
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Sevgili Asuman KAPLAN ALGIN (Türkiye'nin sayılı en başarılı ve en POZİTİF tamamlayıcı tıp doktorlarından - Antalya)
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Azem ÇOBANER - SİNYAL OZON Tıp Merkezi (Antalya) - OZON'un Muhteşem Sağlık ve Tedavi Gücüyle Tanışın.
* **Dünyada "The Secret" / SIR Adıyla Çekim Yasasını Anlatan ve Evren'in/Hayatın Sırlarını Anlatan Kitabın, Çok Yararlanacağınız Web Sitesi
* **What The Bleep Do We Know? / Ne Biliyoruz ki? Hepimizin İzlemesi Gereken Bir Film. Quantum Fiziğini ve Gerçekliği Algılamak İsteyen - MetaFiziğe Duyarlı Herkesin Ziyaret Edebileceği Zengin Bir Site!

Kategoriler


Sizlere Yüreklere Dokunan-Motivasyon Dolu-İlham Verici bi Video!


Tarih: 11:57, 17/6/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

DÖRT MEVSİMDİR İNSAN.... Taki Ors, çok güzel ifade etmiş... Okum

 

 

Dört Mevsimdir İnsan

 

 

 

Ne sevgide ve maddiyatta fakir oluşun,

Ne de zengin oluşun kar etmez.

Yaşa başa bakmaz,

Her anlamda dört mevsimi

Bir gün mutlaka yaşar,

Yaşayan her insan.

 

 

Kimi zaman bahar olur,

yaz olursun.

Kimi zaman sonbahar olur, kış olursun.

Ama insan,

İnsanı, insan yapan mayası kadar;

Yüreğine ektiği

arsız sevgi tohumları kadar,

Yaşama tutunabildiği ölçüde

Ancak yaşayabilir ve sevebilir,

İçinde bulunduğu her mevsimi.

 

 

Uzun son baharlara,

Hatta kışlara düşmek ayıp değil,

Kader de değil.

Düşen bir gün mutlaka kalkacaktır.

 

 

Ya sonbaharında soldukça solacaksın,

Ya beyaz kış olup kedine kefenler dikeceksin,

Ya da güzel baharlara güzel tohumlar ekeceksin,

Yazın da ektiğini biçeceksin.

 

 

Tüm maharet,

Yaşama sıkı sıkıya bağlanmaktır.

Her dönemde, her yaşta,

Bir gün mutlaka yeni baharların,

Hatta yazların olabileceğini asla unutmamaktır;

Ve bu uğurda inatla direnmektir.

 

 

Taki Ors








Tarih: 23:57, 13/6/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

'İNSAN OLMAK' !.... Doğarken dünyaya bir KULLANMA KILAVU





1. Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır.

 


2. Dersler öğreneceksiniz.
"Yeryüzünde Yaşam" isimli tam zamanlı gayrı resmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer Evrensel Öğretmen'dir..




3. Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır.

(PELİN'den NOT: Birşey yanlış anlaşılmasın! Evet kabul ediyorum, hatalar yoktur/Dersler vardır. Çünkü, hatalarımız, Tanrı'nın bizlere en güzel ve en sağlam eğitim verme şeklidir...


Ancaaaaaaaaaak 'BU KURAM, EVRENSEL SUÇLAR İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR! CİNAYET, IRZA GEÇMEK, İNSANI RUHEN YARALAMAK, İNSANLARA-HAYVANLARA FİZİKSEL/MANEVİ ZARAR VERMEK, DOLANDIRICILIK......vs. SİZCE BU SAYDIKLARIM ve TÜREVLERİ HATA MI YOKSA EVRENSEL SUÇ MU???


PEKİ BUNLARI İNSAN AFFEDER Mİ? PEKİ BUNLARI TANRI AFFEDER Mİ? BUNLAR KARMA YARATMAKTIR ve BU KİŞİLER ZAMANI GELDİĞİNDE BUNLARIN BEDELLERİNİ ER ya da GEÇ ÖDERLER !!! BU DA EVREN'in KURAMI, EVRENSEL YASALARIN İŞLEYİŞ TARZI.... Bundan kaçılamaz!)


Büyümek bir deneyim sürecidir. "Başarı" kadar "yenilgiler" de bu sürecin bir parçasıdır.

 



4. Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir.
Bu ders, ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır   -- ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz..

 



5. Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar.
Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. Içsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı, evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.

 



6. Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız..
Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası, hiç bir şeyin birçoğundan daha iyidir.

 



7. "Bura"dan daha iyi bir "orası" yoktur.
"Orası" dediğiniz yer "burası" olduğu zaman gene "bura"ya kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir "orası" olacaktır."

 



8. Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar.
Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün değildir.

 



9. Yaşamınız size bağlıdır.
Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın -- yoksa başkası sahip çıkacaktır.

 



10. Daima ne isterseniz onu alırsınız.
Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri, deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler, dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır.

 



11. Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır.
Ahlaki yaklaşımların faydası olmaz. Yargılamalar ise yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini yapın.

 



12. Cevaplar kendi içinizdedir.
Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; bizler ise olgunlaştıkça "Ruhun Yasaları"nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan, okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak, dinlemek ve güvenmektir.

 



13. Tüm bunları unutacaksınız.

 



14. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz.

 




Yazar: Cherie Carter-Scott

 







Tarih: 23:47, 12/6/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Tagore'dan Özel bir Yazı... Duygularımızı açığa vurmak, sevg




"Düşünüyorum da,


Sanırım en büyük korkumuz oldugumuz gibi görünmek. Yumuşacık kalbimizin fark
edilmesi, naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizligimizin anlaşılması, korkularımızın paylaşılması sanki zarar
görecegimizin en büyük işareti. Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta
ne kadar da ustayız. Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarimizin ardında.
Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. İstiridyeler, deniz
minareleri, midyeler. Kirpiler ve kaplumbağalar gibi. Sahi koruyor mu bizi
bu çatlamamış sert kabuk?
Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi? Yoksa zarar
mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?
Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
Eger bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak. Ne çıkar
ateşböceği sansalar beni.?
Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin o uçucu, masum, sevimli
çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz?
Güçlü kapıların arkasına kilitlemesem kendimi, korkaklığımı, sevgi isteğimi
en insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem
bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup bir kuş gibi uçacağım özgürce.
Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağim karşımdakine. O da çözülecek
belki.
Samimi ve güvenliksiz, silahsiz biriyle göz göze gelince. Oysa bir
görebilsek bunu. Kalmadı böyle insanlar demesek.
Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak. Kırılmaktan korkmasak. incinsek,
yaralansak. Ne olur bir darbe daha alsak. Yeniden açsak kendimizi, atabilsek
o kabuğu. Denesek. Risk alsak. Yanılsak. Fark etmez. Tekrar, tekrar bıkmadan
denesek. Ve kucaklaşsak yeniden. Tipki eskisi gibi.
Ne olduğunu anlayamadığımız o onbeş yıldan öncesi gibi. O zaman fark
edeceğiz.
Ne kadar özlediğimizi birbirimizi. Neler biriktirdiğimizi, kaybolan
değerlerimizi ne kadar özlediğimizi. Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için. Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım. Sırtımızda ağır küfeler, her gün
katlanan. Ve koşullar bir türlü düzelmeyen. Sevgiye çok ihtiyacimiz var.
Ufukta kara bir kış görünüyor. Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o
günleri.
Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı. Kurtulun bu yükten. Korumuyor o
kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri. Hem hepimiz bir yıldızız. Ne çıkar
ateşböceği sansalar bizi. "



Tagore




Tarih: 22:17, 8/6/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Mutluluk bizim doğamızdır. Çünkü mutluluğa programlanmışız. Eğer



MUTLULUK TABLOSU


 

Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan

Bir çok arkadaşın var demektir

Faturalarını ödeyebiliyorsan

Bir işin var demektir.

Pantolonun biraz sıkıyorsa

Aç kalmıyorsun demektir.

Gölgen seni izliyorsa

Güneş ışığını görüyorsun demektir.

Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan

Yürüyebiliyorsun demektir

Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan

Konuşma özgürlüğün var demektir

Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan

Duyuyorsun demektir.

Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa

bir evde yasiyorsun demektir

Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa

Isınıyorsun demektir

Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa

Yığınla giyeceğin var demektir

Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa

Yaşıyorsun demektir

Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa

O gün üretici olmuşsun demektir

VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN!

MUTLUSUN DEMEKTİR


 
MUTLULUK...
Sorunsuz bir yaşam değil,
Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir...



Tarih: 01:47, 30/5/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Mutlu Bir Gün İçin Önemli Sırlar ... Özellikle benim gibi sabahl



Mutlu Bir Gün İçin Önemli Sırlar  
  


Nedir bu asık yüz, neden homurtular içindesiniz.
 
Bir türlü mutlu olamıyorsunuz..
 
"İşte berbat bir gün daha." yakınmalarıyla yataktan kalkıyorsunuz.
 
Oysa güne daha iyi başlamak da mümkün. Bir gün, nasıl başlarsa öyle gider! Uzmanların bu alandaki önerilerine kulak vermek lazım...
 
İşte size bir güne güçlü ve moralle başlamak için ipuçları.
 
 
Güne nasıl başlarsanız bütün gününüz öyle geçecektir.
O yüzden günü moralle başlamak çok önemlidir.
Birçok insan homur homur yataktan kalkar ve bütün gün de o homurtularıyla kendisini olduğu kadar çevresini de rahatsız eder. Yatakta gözünüzü açtığınız andan itibaren günü yapılandırmak sizin elinizde.
Mutlu, başarılı, insan ilişkilerinde doyurucu bir güne merhaba demek için bazı yöntemleri yaşama geçirmeniz gerekiyor.
 
İşte mutlu bir gün için size bazı önemli sırlar:
 
Sabah henüz yataktan kalkmadan (uyandığınız an) dudaklarınıza bir gülümseme gönderin.
 
Her gün kendiniz için olumlu onaylamalarla uyanmayı alışkanlık haline getirmeye gayret gösterin. Örneğin şöyle söyleyebilirsiniz:
"Bugünüm aydın olsun. Bugün evrenin bana vereceği tüm güzel mucizeleri kabul ediyorum."
 
Pencerenin önüne gelin ve dışarıya (doğaya bakarak) nefes alıp vermeye başlayın.
Bu "nefes egzersizleri"ni, nefesinizi izleyerek gerçekleştirin. Bunu birkaç kez tekrarlayın.
Sabahleyin eğer kendinizi çok ağır ve hareket edemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız mutlaka egzersizle başlayın güne.
Ya da enerjinizi sağlamak için bol vitaminli bir kahvaltı hazırlayın.
 
Güne enerjik başlarsanız bütün gün öyle geçer.
Bunun için şu sözü aklınızdan geçirin:
"Hiç kimse içindeki coşkuyu kaybetmiş bir insan kadar yaşlı olamaz!"
 
Beş veya on dakika denizi ya da yeşil bir alanı seyredin. Bu ortamda varlığınızı fark edin.
 
Sahip olduklarınız için evrene (Örneğin sevdiğiniz işte çalıştığınız için ya da sağlıklı olduğunuzdan dolayı) teşekkür edin.
 
Her şeyle ama her şeyle bağ kurmaya çalışın; çiçekle, ağaçla, hayvanlarla, cansız varlıklarla...
Onlarla aranızdaki bağ günü mutlu geçirmeniz için size enerji sağlayacaktır.
Örneğin işe giderken yolunuzun kenarındaki çiçekleri mutlaka "görün" varlıklarından dolayı mutlu olduğunuzu düşünün. Çiçeklerle kurulan bağ çok önemlidir. Yaşam bize bizim ona sunduğumuz kadar artı (+) veya eksi (-) frekans sunar.

Her gün birisi ya da bir şey için iyi olduğuna inandığınız bir davranışta bulunun.
Örneğin "Seni seviyorum." deyin ya da ona çiçek alın.
İhtiyacı olan birine iyilik yapın.
Ancak asla "Ben yaptım", "Ben gittim!", "Ben hallettim!" gibi sözleri kullanmayın.
 
Sabahleyin evde ve işte karşılaştığınız insanlara gülümsemeye çalışın. Bu sizin için zorsa kendinizi zorlayın. Çünkü bedenin de buna ihtiyacı var.
Gülümsediğiniz zaman kendinizi daha iyi hissedeceğinizi biliyor musunuz?
Ancak gülümsemenize canlılık katın, gözlerinizle de gülümsemeye çalışın. Bunun aksine kaşlarınızı çattığınız zaman da olumsuz duygularla örülü bir çemberin bedeninizi saracağını unutmayin.

Miş gibi oyununu oynayın ve "Bugün mutluyum." deyin. Mutluymuş gibi davranırsanız mutlu olmanızı sağlayacak ruhsal durumu davet eder ve bunun sonunda gerçekten mutlu olursunuz.
 
Okuduğunuz gazeteyi düşünün.
Olumsuz haberlere içiniz kararmıyor mu?
 
Sabah ilk karşılaştığınız insanlara yönelik olarak kendinizle ilgili "olumlu haberler" yayınlayın!
Unutmayın, iş yerinizde ve çevrenizdeki insanlar bu "haberlere" göre sizin hakkınızda fikir sahibi olacaktır.
 
Örneğin "Bugün kendimi harika hissediyorum." deyin. Her firsatta bunu tekrarlayın. Kendinizi gerçekten iyi hissetmeye başladığınızı göreceksiniz.
O günün kötü geçeceğine dair bir düşünce zihninizde belirdiyse bunu derhal uzaklaştırın düşüncelerinizden. Örneğin "İşe gidiyorum, müdürümün o berbat yüzünü göreceğim yine." diye düşünmek yerine,
 "İyi ki bir işim var, sorunlarımı paylaşacağım bir iş arkadaşına sahibim." diye düşünün.
Uzmanlar, bu tür olumlu sözlerin yolda yürürken ya da gün boyunca dönem dönem tekrarlanmasını öneriyorlar.
 
İşinizde veya çevrenizdeki insanlara daha farklı bakmayı deneyin.
Örneğin insanlara "değer katma"yı düşündünüz mü? "Yardımcılarımın değerine değer katmak için ne yapabilirim?" diye kafa yorun. Onların daha verimli olmalarını sağlamak için ne yapabileceğinizi düşünün.
Unutmayın bir insanın iyi yanını ortaya çıkarmak için önce onun en iyi yanını hayalinizde canlandırmaya çalışın.
 
Eğer zorlu bir güne başlayacaksanız (Önemli toplantı, sınav veya konuk ağırlama gibi) hayal gücünüzü devreye sokun. İmgelemeniz, bedeninizin davranışlarını inanılmaz ölçüde belirler. Kendinizi zihninizin gözüyle resmedin.
O gün, nasıl olmak ve nasıl görünmek istiyorsanız öyle olun. "Güçlü, güvenli ve dinlenmiş..."
Bu olumlu imgenizin nasıl eksiksiz gerçekleştiğine siz bile inanamayacaksınız.
Eğer günlük işleri iyi gidiyormuş gibi zihnimizde canlandırırsak işler inanın ki iyi gidecektir!

Kendinizi sevmiyorsanız o gününüz iyi geçmeyecektir. Kendinizden nefret etmekten vazgeçin.
Kendinizi küçük görmeyi bırakın.
Kollarınızi kendinize dolayıp, "Her şeyin güzel, saçların, dökülüyor olabilir ama sahip olduğum tek şey sensin." deyin. İnsan zayıf yanlarıyla da insandır.
 
Güçsüzlüklerinizle barış yaptığınız zaman her şey daha kolaylaşacaktır.

(Alıntı)


Tarih: 14:37, 16/5/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Değerli Can Yücel'den Harika Sözler... Yaşı umursayıp, fazla


BOŞVER BE YAŞI BAŞI


Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..şöyle atıp koyu grileri-siyahları
sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?koyma bir kenara
yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama,gömme başını toprağa bir çift
güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda, ama aklını kaybedecek
bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına. yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine, hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman. aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye. akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı, aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere. o çizgilerin yüreğine neler
kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir, kış günü, öl gitsin...

parayı pulu savurup, bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin, savrul
gitsin...
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim, kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git, ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git. Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça
birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa, seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...yaş 70'e(burası herkese göre
değişir) gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin? çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

Can Yücel



Tarih: 20:07, 30/3/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Hepimizin bu hayat macerasının içinde bazı insanlar canımızı sık


ZİHİN PENCEREMİZ
 
Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah kahvalti yaparlarken, komsu da camasirlari asiyormus. Kadin kocasina ' Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis. Kocasi ona bakmis, hicbir sey soylememis, kahvaltisina devam etmis.
 
Kadin, komsusunun camasir astigini gordugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis.
 
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu goren kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ogrendi sonunda, merak ediyorum, kim ogretti acaba ?'
 
'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis kocasi. 
 
Hayatta da boyle degil midir ? 
 
Baskalarini izlerken gorduklerimiz, baktigimiz pencerenin ne kadar temiz olduguna baglidir. Birini elestirmeden ve hemen yargilamaya davranmadan once zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani gormeye hazir olup olmadigimizi farketmek guzel bir fikir olabilir ..

Tarih: 01:27, 14/3/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Telaş ama niye ??? Öyle bir çağdayız ki, insanlığı ve zamanımızı


Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?



Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?

Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...

Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...

Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere
ardında bitecek hepsi.

Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!

Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi pro gram
verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?

Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?

İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?

Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?

Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?

Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?

Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki
akasyanın tomurcuklandığını?

Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?

Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?

Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?


Müşfik KENTER


Tarih: 19:57, 10/3/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

'Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 sa



HER AKŞAM UNUTMAYIN SAKIN...ASMAYI !!!


Eski çiftlik evini tamir etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk
 gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir
 saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve
 şimdi de eski püskü radyosu çalışmayı reddetmişti. Onu evine
 götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu. Evine ulaştığımızda
 beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru yürürken küçük bir
 ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle
 dokundu. Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık
 yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine
 kocaman bir öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye
 geldiğinde; ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve
 giderken gördüğüm olayı sordum. 'O, benim dert ağacım,' dedi. 'Elimde
 olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor, ama şundan eminim ki o
 sorunlar, evime, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için bu
 sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum. Sabahları tekrar
 onları oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor musunuz? Ertesi
 sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını
 görüyorum.

 'Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir.
 Dertlerinizi bir daha geri almamak üzere bir yerlere asın ve unutun '



Tarih: 21:19, 8/3/2009 Kategori: BIREYSEL GELISIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->