KİŞİSEL SİTEM - "Birbirimize Hayat Yolculuğunda Yardım Etmek İçin Buradayız" ....

Tanım

Sizlerle ÖZGÜRCE bilgilerimi, duygularımı, düşüncelerimi, bazen iç dünyamı, her konuda herşeyi paylaşmak istedim.... Sizlerle gülmek de :) Dilerim Profesyonel ortamlarda yazılarımı yazdığım günler geldiğinde, bu yeni ortamlarda yine karşılaşırız ve sizlerde tekrar olumlu etkiler yaratabilirim... NEŞELİ günler... Sevgimle...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* **DÜNYANIN GELMİŞ - GEÇMİŞ EN BÜYÜK DÜNYA LİDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK - SENİ HER GÜN SAYGIYLA ANIYORUZ ve ÇOK ÖZLÜYORUZ - Muhteşem ve Zengin bir ATATÜRK Sitesi - Profesyönel Hazırlanmış ATATÜRK Takviminden çok yararlanacaksınız
* **(1901 - 1980 yılları arasında Dünyamızı Ziyaret Etmiş) BÜYÜK Psikiyatrist Dr. ve Psikolog, Hipnoz Duayeni Milton ERICKSON'ın Hayatından Kesitler / Kendisi Psikiyatri ve Terapi Bilimine Yön vermiş Psikiyatristlerin Duayenidir / MUCİZE BİR İNSANDIR !
* **Benim Muhteşem Rol Modelim - Motivasyon kaynaklarımdan OPRAH'ım! Zengin bir site ve değerli OPRAH WINFREY'i tanıyabileceğiniz bir ortam!
* **ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
* **Teşekkürler TUNCAY ÖZKAN ! Hakettiği saygınlığa ve onura kavuşmuş; İnsanların maddi-manevi güç ve barış içinde yaşadığı; demokrasinin ve Cumhuriyetin fiilen yaşatıldığı PIRIL PIRIL - AYDINLIK - MODERN bir TÜRKİYE isteyen KAÇ KİŞİYİZ BİZ ???
* **TSK GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI
* **TEMA Vakfı - Sayın Hayrettin KARACA !!!
* **OSHO - (1931-1990) yılları arasında dünyamızı ziyaret etmiş DEĞERLİ BİLGE Prof. OSHO / Bir deyişle lakabı ZORBA BUDA - Ondan Öğrenecek Çok Şey var - Siteden Yararlanacaksınız
* **Anthony ROBBINS - Muhteşem Başarılı bir MOTİVATÖR/YAŞAM KOÇU - Sıfırlardan ZİRVEYE Ulaşmış bir İLETİŞİMCİ - YAŞAM USTASI - Bende çok özel bir Yeri Vardır ! - (Özellikle "İçindeki Devi Uyandır" Kitabını Mutlaka Okuamak Gerek ! Gerçek bir Baş Ucu Kitabı)
* **Büyük bir Bireysel Gelişim Ustası ve Önemli Bestseller Kitapların Yazarı, değerli bir düşünür ve konuşmacı Stephen R. COVEY (Ulviliğin, Etikliğin, Erdemin SEMBOLÜ bir BİLGE)
* **M. Scott Peck çok önemli Bireysel Gelişim/Spiritualizm Alanında Bestseller Kitaplarının Yazarı (Özellikle "Az Seçilen Yol"u Mutlaka Okumak Gerek !)
* **Dr. Wayne W. Dyer - Türkiye'de herkes onun şu 2 kitabını mutlaka okumalı bence: "Hatalı Alanlarınız", "İpler Kimin Elinde(Kurban Olmamak/Kendin Olmak)" - Çünkü bu 2 kitaptaki yaklaşımlara genelde Türk insanımızın çok İhtiyacı Var
* **Robin SHARMA - İlk 'Ferrarisini Satan Bilge' Kitabıyla adını duyurmuş, genç yaşta BİLGELİK noktasına varmış bir YAŞAM KOÇU (Ultra yüksek standartlarda bir yaşamı olan, ÇOK BAŞARILI bir Avukatıyken, trafik kazasında 2 yaşındaki kızı, meleği kollarında öldükten sonra; DERİN ACISI onu önce şiddetli kaosa-dağıtmaya sonra da tüm malvarlığını satıp - paradan vazgeçip Himalaya Dağlarındaki 'Sivana Bilgelerine' sürüklemiş.)
* **NLP GRUP - NLP Practitioner Eğitimimi Aldığım ve Eğitiminden Çok Çok Memnun Kaldığım bir Eğitim Kurumu - Siteyi Gezerseniz Çok Beğeneceğiniz Çok Efektif/Etkin/Yüksek Kazanımlı Eğitimlerle Tanışacaksınız !
* **Profesyönel, ICF Akrediteli Yaşam/İŞ/Kurumsal/Bireysel KOÇ "DOST Can Deniz" - MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık (Hem koçluk desteği, hem de Eğitimler Alabilirsiniz) - İstanbul
* **Profesyönel, ICF Akrediteli Yaşam/İŞ/Kurumsal/İlişkiler/Ebeveyn/Spritüel/Satış/Kariyer/Bireysel KOÇ "Fatoş AYVAZ" - FA COACH ACADEMY - Profesyönel Koçluk Eğitimleri ve Koçluk Desteği alabilirsiniz - ABD'nin ençok kazanan KOÇU Terri Levine'nin Koçluk Ekolünün tüm KOÇLUK Eğitimleri verilmektedir
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Değerli 'Dr. Hüseyin NAZLIKUL' ( TR'nin DÜNYA Standardında Tamamlayıcı Tıp DUAYENİ - Nöral Terapi ve Regülasyon Derneği Kurucusu - Etik/Gerçek bir TIP Adamı) - Nişantaşı / İstanbul
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Sevgili Asuman KAPLAN ALGIN (Türkiye'nin sayılı en başarılı ve en POZİTİF tamamlayıcı tıp doktorlarından - Antalya)
* **Tamamlayıcı TIP Doktorum Azem ÇOBANER - SİNYAL OZON Tıp Merkezi (Antalya) - OZON'un Muhteşem Sağlık ve Tedavi Gücüyle Tanışın.
* **Dünyada "The Secret" / SIR Adıyla Çekim Yasasını Anlatan ve Evren'in/Hayatın Sırlarını Anlatan Kitabın, Çok Yararlanacağınız Web Sitesi
* **What The Bleep Do We Know? / Ne Biliyoruz ki? Hepimizin İzlemesi Gereken Bir Film. Quantum Fiziğini ve Gerçekliği Algılamak İsteyen - MetaFiziğe Duyarlı Herkesin Ziyaret Edebileceği Zengin Bir Site!

Kategoriler


Geçmişteki ve Günümüzdeki Yabancı Ünlülerin Hiç Bilinmeyen Yönle


AŞAĞIDAKİ SİTELERE GİRMEDEN ÖNCE KONUYLA İLGİLİ KISA YORUMUMU OKUMANIZDA FAYDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM:


Bazı riskli, tehlikeli şeyler yapan (ciddi bağımlılıklar........vb. gibi) ve intiharı deneyen / hatta intihar eden o kadar çok değerli ve değerli yapıtlar / işler bırakmış kişilere rastladım ki bu aşağıdaki sitelerde ! Bu bana ACI verdi ! ve dedim ki, bu kişiler bunları yaşamamalı/yaşamamalıydı, bu kişiler böyle intihar ederek ölmemeliydi ! Bu kişiler kendine iyi davranmalıydı !


Hayat onlara kötü davrandığı için yaptılar bunları... Peki sizce insanoğlu HAYATI ve önce de KENDİNİ yenecek güçte değil mi sizce ? Bugüne kadar MUCİZELER başaran insanlara tanık oldu bu DÜNYA SAHNESİ ! İNSANOĞLU SADECE KENDİSİ MUCİZEDİR ! MUCİZELER DE YARATABİLİR ! ve MUCİZELERİ BAŞARABİLECEK KAPASİTEDE OLAN İNSANOĞLU PEKALA UYUŞTURUCU / İNTİHARDAN ..... tüm kötü şeylerden UZAK DURMAYI BAŞARABİLİR ! !


Bu aşağıdaki sitelerde bence en fecisi, intiharı denyenler ve intihar edenler. İntihar kestirme bir çözüm gibi görünüyor, ancak o krizi atlattığı zaman insan, kişiyi intihara sürükeyen nedenleri ortadan kaldırma gücüne sahiptir! ÇÖZÜMSÜZ SORUN YOKTUR ! ÇÖZÜMSÜZ GÖRÜNEN BİR SORUNUN BİLE MUCİZEVİ YOKOLOŞU GERÇEKLEŞEBİLİR ! Hiçbirşey ama hiçbirşey, bizi bu dünyada kendi canımızı almaya yönlendirmemeli !


Ben Psikiyatristlerin Duayeni ve Psikiyatri Bilimine Yön vermiş Hipnoz ustası Dr. Milton Erickson'ın sitesinden bir alıntı yapmak istiyorum sizlere: 


"
Erickson ‘un bir çok hastalığı olmasına rağmen her zaman “ÖLMEK, EN SON YAPACAĞIM İŞ OLACAK !” derdi. Erickson 1980’ de 79 yaşında son işini de yaptı.         Ölümünden sonra cenaze töreni yapılmamasını, cesedinin yakılarak küllerinin Squaw Tepesi’ne savrulmasını istedi."



İNSANOĞLUNUN SIRTINDA YÜK, YÜREĞİNDE ACI, İÇİNDE DERTLER VARKEN TABİ Kİ bu KOLAY DEĞİL.... TABİ Kİ DIŞARDAN DA DESTEK GEREK ! BÖYLE BİR ÇAĞDA BİZLER DE BİRBİRİMİZE OLUMLU DESTEK OLMALIYIZ ! BİRBİRİMİZE TUZAKLARDAN / BAĞIMLILIKLARDAN / OLUMSUZ OLAYLARDAN UZAK TUTMAK İÇİN YARDIM EDİP - BİRBİRİMİZE PROFESYONEL ve DUYGUSAL DESTEK VERMELİYİZ ! BİRBİRİMİZİ YIKMAK-YOK ETMEK DEĞİL !

ÇÜNKÜ, ÖYLE BİR ÇAĞDA YAŞIYORUZ Kİ; TEHDİTLER/PROVAKASYONLAR DAHA ÇOK ARTIK, HAYAT DAHA ZORLU ARTIK ! ACILAR, DERTLER DAHA ÇOK ve ÇOK ÇEŞİTLİ ARTIK !
ANCAK UNUTMAYALIM, BİZ DAHA ZORLUYUZ !!!! (Pelin Z.)


Kokain Kullanan Ünlüler: 

 http://www.nndb.com/lists/353/000083104/

Marihuana Kullanan Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/352/000083103/

LSD Kullana Ünlüler: 
http://www.nndb.com/lists/447/000085192/

Eroin Kullanan Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/354/000083105/

Alkolik Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/780/000064588/

İntihar Deneyen Ünlüler:
http://www.nndb.com/event/633/000064441/

İntihardan Ölen Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/287/000069080/

Sigara İçen Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/778/000064586/

Depresyona Giren Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/781/000064589/

Manik Depresif Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/418/000082172/

Şizofren Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/787/000064595/

Obez Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/779/000064587/

İştahsızlık Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/634/000070424/

Anoreksiya Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/314/000068110/

Vejeteryan Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/782/000064590/

Hepatit Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/593/000070383/

AİDS Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/050/000083798/

Epilepsi Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/762/000066564/

Süiskaste Uğrayan Ünlüler:
http://www.nndb.com/event/146/000054981/

Şeker Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/783/000064591/

Prostat Kanseri Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/446/000066248/

Uykusuzluk Hastası Ünlüler:
http://www.nndb.com/lists/712/000075487/

Hapse Giren Ünlüler:
http://www.nndb.com/event/117/000062928/

Katil Ünlüler:
http://www.nndb.com/crime/301/000043172/

Komaya Giren Ünlüler:
http://www.nndb.com/event/305/000071092/

Nobel Barış Ödülü Sahibi Ünlüler:
http://www.nndb.com/honors/211/000068007/

AVN ödülü sahibi Ünlüler:
http://www.nndb.com/honors/964/000044832/


 


Tarih: 11:27, 31/10/2008 Kategori: AKTIVIST OLDUGUM KONULAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Değerli Okuyucularım, ben bir "ALKOL AKTİVİSTİYİM!". Ve bu likit



ALKOLÜN ZARARLARI !!! :

Alkol kullanımının bilinen zararları şöyledir:

  • Beyin ve sinir hücrelerinin zarlarını zehirler veya uyuşturarak kullanılmaz hale getirir.
  • Aşırı alkol geçici hafıza kaybına neden olur
  • Alkol göze giden görme sinirlerinede tesir eder. Sulanma ve görme bozukluklarına neden olur. Neticede ameliyat kaçınılmaz olur. Körlüğe neden olabilir.
  • Midenin iç yüzeyini kaplayan tabakayı tahriş eder ve buna bağlı olarak gastrit’e yol açar. Mide zarında yırtıkları oluşur. Mide ve yemek borusunda iç kanamalar meydana gelir. Kusma gözlemlenir.
  • Kalp kasına zarar verir ve buna bağlı olarak kalp hastalıklarına yol açar. Kalp atışlarında düzensizlik meydana gelir. Kalp yetmezliğine neden olabilir.
  • Erkeklerde sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet bozukluğuna sebep olabilir. Anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.
  • Damar kireçlenmesine yol açar.
  • Terleme ve kanın akışını hızlandırır. Kanı sulandırır. Yaralanmalarda, yaralı bölgenin geç iyileşmesine neden olur.
  • Tepki refleksleri azalır, beynin düşünme ve karar verme düzeni zayıflar.
  • Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine neden olur. Kanser riskini büyük oranda artırır.
  • Alkol kullanımından bir gün sonra baş ağrısı ve ağız kuruluğu çok sık görülür.
  • Sonradan utanacağınız, pişman olacağınız yada pişman olmaya bile vakit bulamamanıza yol açabilecek davranışlarda bulunmanıza yol açabilir. Arıca yüksek dozda alkol alındığı zaman, kişinin başına büyük tehlikeler gelme riski çok yüksek. Her türlü trafik kazası/gasp/dayak yeme/yara alma/soygun/tecavüze uğrama/...vs. hatta ölüm...


    ALKOLÜN GERÇEKLERİ

     Alkolün Vücuda Etkileri

    Alkol alındıktan sonra hızla ince bağırsaktan kana karışır. Kana karışan alkol miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. İçki içen kişinin kanına karışan alkol miktarı,

    • Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine,
    • Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına,
    • Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir.

    Alkol kana karıştıktan sonra, hiçbir yiyecek ya da içecek onun etkisini azaltmaz. Bazen meyve şekeri, alkolün kandan dışarı atılımını hızlandırabilir ve böylece etkisi daha kısa sürer.

    Normal bir yetişkinin metabolizması saatte 8.5 gr. alkolü (bir biranın 3/2’si) sindirip vücuttan atabilir. Ancak, bu rakam kişinin, fizik yapısına, cinsiyetine, böbreklerinin durumuna ve genetik özelliklerine göre önemli değişiklik gösterir.

    Etkileri

    Alkolün ya da herhangi bir Uyuşturucunun Etkisi Aşağıdaki Faktörlere Bağlıdır:

    • Bir seferde alınan miktar
    • İçkinin içilme şekli
    • İçkinin hangi şartlar altında içildiği (yer, kişinin psikolojik durumu, duygusal durumu, yanında başkalarının olup olmaması, herhangi başka bir madde alınıp alınılmadığı (uyuşturucu vb.)

     Alkolün etkilerindeki en önemli faktör kana karışan miktardır. Aşağıdaki tabloda alkolün kana karışma miktarları ve etkileri gösterilmiştir. Sol tarafta 1 desilitre kana karışan alkol miktarı mililitre cinsinden verilmiştir.

    Kana karışan alkol (ml/dl)

    Yaptığı Etki

    50 ml.

    (Çakır Keyif)

    Sıcaklık hissi, yüz kızarması, algı yavaşlaması, rahatlama

    100 ml.

    (Açık Sarhoşluk)

    Algılama yavaşlaması, kendini dizginleyememe, dikkatini verememe, kontrolsüzlük. Reflekslerin yavaşlaması, kaslara hakim olamama.

    150 ml.

    (Sarhoşluk)

    Sersemleme hissi, kaslara, hareketlere hakim olamama, konuşmanın bozulması, çift görme, hafıza ve anlayış kaybı.

    250 ml.

    (Aşırı Sarhoşluk)

    Ayakta duramama, kusma, sızma.

    350 ml.

    (Koma)

    Bilinç kaybı, idrar kaçırma, düşük ateş, düşük tansiyon, solunum yavaşlaması, terleme

    500 ml.

    Ölüm ihtimali

     Kısa bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan kalma” haliyle sonuçlanır. Bu durum 8-12 saat sürebilir. Akşamdan kalma olmanın sebebi, alkol zehirlenmesidir. Aşırı alkol alınması karşısında vücut zayıf düşer. Akşamdan kalma kişiler için halk arasında önerilen pek çok şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu geçirmekte etkili değildir. Vücut zehirlenmiştir ve bunu düzeltmesi vakit alacaktır.

    Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin birlikte alınması çok daha korkunç sonuçlar doğurabilir. Kaza ölümlerin çoğu alkol ve uyuşturucuların birlikte alınmasıyla ortaya çıkmaktadır. Alkol uyuşturucuların etkisini çoğaltır. Tedavi için alınan ilaçlarla birlikte alkol kullanmak da çok tehlikeli olabilir.

    Alkolün uzun süreli etkileri, aylarca veya yıllarca sürekli ve aşırı miktarda alkol tüketimiyle ortaya çıkar. Kronik alkolizmin, fiziksel ve psikolojik olumsuz etkileri çok fazladır, bunların çoğu da öldürücüdür.

    Sürekli içki içen kişilerde çoğunlukla, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları veya mide iltihabı, kanaması gibi rahatsızlıklar görülür.

    Diğer ölümcül olmayan rahatsızlıklar ise, iştah kaybı, vitamin yetersizliği, enfeksiyon, iktidarsızlık ve sindirim bozukluğudur. Alkol tüketimi ne kadar artarsa ölümcül hastalık riski de o kadar artar.

    Alkoliklerde genç ölüm oranı hiç de azımsanmayacak kadar yüksektir. Alkoliklerin ölüm sebepleri genellikle, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları, zatürree, kanser, alkol zehirlenmesi, kaza, cinayet ve intihardır. Unutmayın asla, güvenli içki miktarı yoktur.

    Dayanıklılık ve Bağımlılık

    Sürekli içki içen kişiler bir süre sonra, alkolün kötü etkilerine karşı daha dayanaklı bir hale gelirler. Bu etkiler başlamadan önce daha fazla alkol alabilmeye başlarlar. Gittikçe artan miktarlarda alkol tüketimi bazı alkoliklerde görünürde sarhoşluk yapmaz. Bu kişiler, hayatlarına, çalışmaya devam ederler, fiziksel durumlarında, çok ciddi hasarlar oluşmadıkça, dışarıdan fark edilen bir değişiklik olmaz. Çoğunlukla bu kişiler bir başka sebepten hastaneye kaldırılırlar ve orada alkolün vücutlarında yaptığı tahribat ortaya çıkar.

    Alkole psikolojik bağımlılık, içkinin sürekli içilmesiyle oluşur. Ayrıca, bazı şartlarda mutlaka içen insanlarda da oluşabilir. Bunlar bazı sosyal etkinlikler olabilir. Bu şekildeki bağımlılık daha çok alkolün psikolojik etkileriyle ilintilidir. Psikolojik olarak alkole bağımlı kişiler içki içmedikleri zaman, endişeli ve panik içinde olurlar.

    Fiziksel bağımlılık aşırı içenlerde oluşur. Vücutları, alkolün varlığına alıştığı için, içmeyi durdurdukları anda fiziksel rahatsızlık duymaya başlarlar. Bu rahatsızlıklar, gerginlik, uyku hali, terleme, titreme, çarpıntı, iştahsızlık, aşırı durumlarda halüsinasyon olabilir.



    ŞİMDİ BU ÇOK ZARARLI LİKİT OLAN "ALKOL" HAKKINDA BİRAZ DAHA DERİN BİLGİ SAHİBİ OLALIM:

    Alkol,çok eski çağlardan beri keyif verici,yatıştırıcı,uyuşturucu ve ilaç olarak kullanıla gelmiş kimyasal bir maddedir. Tarih boyunca kişilerin ve toplumların alkole karşı değişik tutumların olmuştur. Toplumsal farklılıklara göre yasaklansa da, kabul görse de, genel olarak az miktarda kullanımı hoş görülmüş, aşırı ve uzun süreli kullanımı ise kötü bir davranış olarak nitelendirilmiştir (Özgen,s:1).

    Özellikle yaşadığımız yüzyıl içinde alkol tüketimini arttırmak için türlü yayın araçlarıyla yapılan reklamlar,içkiye insanın yaşamında önemli bir yer kazandırmıştır. Birçok toplumda arkadaşlık ilişkileri içkiyle başlar. Doğum, evlenme,yıldönümü toplantıları içkiyle kutlanır. İş konuşmaları, dernek yararına bağışlar, başarı sevinci içkiyle renklendirilir. Üzüntüler, sıkıntılar, bunalımlar alkolle giderilir. Bekarlık, boşanma, meslek değiştirme gibi nedenler de alkol almaya ve alınan miktarı çoğaltmaya neden olur (Köknel,1985:262).

    Toplum yaşantısında, toplumsal iletişimi arttırmak nedeniyle sıklıkla kullanılan alkol çağımızın en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Bireyin beden ve ruh sağlığı, aile, toplumsal ve iş yaşamının tehlikeye düşürmekle kalmamakta trafik kazaları, suça yönelme gibi toplumsal zararlara da neden olmaktadır.

    Son yıllarda bizim ülkemizde de alkole başlama yaşı diğer ülkelerle paralel olarak gittikçe küçülmeye başlamıştır. Bunda, toplumun alkol kullanımına bakış açısının ve alkole ulaşmanın kolaylaşmasının büyük etkileri vardır. Alkolün ve gençliğin özelliklerini tanımak alkol kullanımıyla mücadelede en doğru yaklaşımdır (Kasatura,1998:13).

    TARİHÇE

    İnsanın alkollü içkilere eline geçirmesi bunların doğal birer ürün olmaları nedeniyle kaçınılmaz olmuştur. Alkollü içkiler tarih öncesi devirlerde yaratılmamışlar, keşfedilmişlerdir. Mağara yada kulübelerin sıcak köşelerinde mayalanan meyve kalıntıları fermente olarak şaraba dönüşmüştür. Bu doğal ürünü tadan ilk insanlar muhakkak ki açlık ya da susuzluklarını giderdikleri zaman hissettiklerinden daha etkili bir duyguya kapılmışlardır.

    Tarih öncesi devirlerden aşağı yukarı 500 yıl öncesine kadar alkollü içkiler fermantasyonla elde edilen ve ortalama %14 oranında alkolü içeren şarap ve birayı kapsamaktaydı. 15.yy'da damıtmanın Avrupa`da gelişmesiyle yeni ve daha güçlü, her türlü tahıldan olduğu gibi çeşitli meyvelerden elde edilen; bira ve şarap gibi %6-14 alkol kapsayanların dışında %50 veya daha fazla alkol oranına sahip yeni içkiler elde edilmiştir. Bugün piyasada değişik ve renkli şişeler içinde bulunan içki çeşitleri sadece teknolojik rafine görmüş ve çok miktarda üretilen eski içkilerden başka bir şey değildir (Kasatura,1998:14).

    ALKOLÜN ÖZELLİKLERİ

    Ethyl alkol veya ethonol olarak bilinen bu kimyevi alaşım az miktarda alındığında yatıştırıcı, fazla dozda ise beyni uyuşturucu belirtiler doğurur. Alkolün sarhoşluk ve buna ilişkin davranışlar yaratma hızı bireylerin fizyolojik yapısına göre değişmektedir. Kişi değişik ortamlardan aynı miktarda içki ile farklı davranışta bulunabilir. Bu farklılığı yaratan fiziki faktörler; içme hızı, bir şey yiyip yemediği, içkinin cinsi, vücudun ağırlığı, vücudun kimyasal yapısıdır, psikolojik faktörler ise; içinde bulunduğu durum, kişinin o anki ruhsal hali, içkiye karşı davranışı ve deneyimleridir (Kasatura,1998:15,Özgen,s:3).

    ALKOL BAĞIMLILIĞI

    Alkol bağımlılığı, alkolü kontrollü içmek veya bırakma isteğine rağmen bırakılamama aşamasına gelinmesi, alışkanlığın onsuz yaşanamayacak boyutlara varmasıdır.

    Dünya sağlık örgütü (WHO) ne göre "içkinin işine engel olduğunu değil de,işinin içmesine engel olduğunu düşünmeye başlayan kişi alkoliktir." Diğer bir tanıma göre ise, "alkolik alışılmışın dışında alkol içen, bunun sonucunda bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın alkol alma isteğini durduramayan, tedavisi gerekli olan hasta bir insandır." (Köknel,1983:536).

    Alkol bağımlısı, içki içmeye başladığı zaman içmeyi istediği yerde bırakamayan kişidir.

    Alkol bağımlılarının benliklerinde bulunan ortak özelliler şunlardır:

    Bencillik ya da ben merkezcilik
    Gerilimlere karşı duyarlılık
    Bir kişiye ya da nesneye aşırı bağlılık
    Kendini büyük ve güçlü görme

    Bu özelliklerin kaynağında duygulanımda dengesizlik ve tutarsızlığın bulunduğu

    söylenebilir (Köknel, 1983: 538).

    Alkol kullanan ve yaş ortalaması 19 olan gençlerin ortak benlik özellikleri ise şunlardır:

    Cinsel duygu, eğilim ve isteklere karşı aşırı duyarlılık
    Sürekli maddi doyum arama eğilimi
    Fiziki güce hayranlık
    Alabildiğine sınırsız özellik
    Sorumluluktan kaçma
    Bütün otoritelere başkaldırma
    Gerçek dışı yaşam isteği
    Gerçekleşmesi olanaksız bir yaşam için sürekli düş kurup serüven peşinde koşmak
    Engeller karşısında büyük kaygı, sıkıntı, saldırganlık ve tepki
    Geleceğe ilişkin olumlu bir amaç ve beklentinin olmaması
    Güvensizlik ve yetersizlik duygusu (Köknel, 1983: 101).

    ALKOL BAĞIMLILIĞININ SONUÇLARI

    Bedensel ve ruhsal hastalıkların yanında, kişiler arası ilişkilerin bozulmasında, aile içi sorunların artmasında, çocuklar üzerinde yaptığı olumsuz etkilerle toplumsal sefalet ve önemli ekonomik kayıplarda yasal sorun ve intihar olaylarının büyük çoğunluğunda, trafik ve iş kazalarında alkol başta gelen bir sorumlu durumundadır. Buna göre alkolün zararları şu başlıklar altında toplanabilir.

    A. Fiziki Zararları: Alkol vücutta bir çok organa zarar vermekle beraber en çok beyinde tahribata neden olmaktadır. Beyne ilk etkisi yorum ve düşünceyi kontrol eden bölgeyi yavaşlatmasıdır. Böylece kişinin hatırlama, anlama, karar verme gibi normal akli görevlerini yürütmesine engel olur. Birey rahatlamadan dolayı önce kendini serbest ve neşeli hisseder. Ayrıca beyinde adale kontrol merkezine de zarar verdiği için kol ve bacak koordinasyonu bozulur (Özgen, S : 3).

    Alkoliklerin bedensel hastalıklarının çoğu karaciğerle ilgilidir. Bu hastalıklar sarılık, siroz ve safra kesesinin iltihaplanması olarak kendini gösterir. Karaciğer sirozu alkol bağımlısı kişilerde kullanmayan kişilere oranla sekiz kat daha fazladır. Fazla miktarda kullanılan alkol gastrit, ülser, pankreas yetmezliği, pankreatik kanserler, kan basıncında yükselme, karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğer yağlanması gibi rahatsızlıklara neden olmaktadır (Cüceloğlu,1996:464).

    B. Toplumsal Zararları: Alkolün etkileri sadece kişinin kendisiyle sınırlı kalmamakta, ailesi, toplumsal ve iş çevresi davranışlarından zarar görmekte ve onlar da bu hastalığın daha fazla zarar vermesini engellemek için yardımcı olmaya çalışmaktadır. Mutsuz evlilikler, yıkılan yuvalar, terk etmeler, boşanmalar, düzensiz aileler, boşta kalan çocuklar hepsi bu bedelin birer parçasıdır. Alkolün yarattığı sorunları çözmeye yardımcı olan kurumların masrafları milyarlarca lirayı bulmaktadır. Konuyu derinlemesine incelediğimizde:

    İçkili Sürücüler : Ölüm ve yaralanmalara neden olan trafik kazalarının %66`sı alkol kullanımından kaynaklanmaktadır. Bu kazalarda yaralı ve muhtemelen sakat kalmış kişileri, doğan hasarın yarattığı ekonomik yük, gelir kaybı, tıbbi masrafları ve sigorta masraflarını da unutmamak gerekir.

    Alkol ve Suç : Bazı kişilerde alkol, ayıkken düşünemeyecekleri şekilde kırıcı davranışlarda bulunmalarına sebep olur. Ölme nedeni olan intiharların yarısı ve cinayetlerin 1/3`ü alkolle ilgilidir.

    Sanayiye Olan Maliyeti : Alkol bağımlısı olan bir kişinin topluma yaptığı en büyük kötülük, insan gücü kaybına yol açmasıdır. Alkolik kişi veriminin düşmesi sonucunda kendisinden bekleneni veremez. Ayrıca mesai arkadaşlarıyla sürtüşmelere ve iş verenler ile olumsuz ilişkilere sebebiyet vermektedir.

    Ulusal Zararı : Alkol bağımlılığının ulusal zararı ise alkol bağımlısı kişiler için yapılan tedavi masraflarından, motorlu araç kazalarında, çalışma süresi kaybından doğmaktadır. Ayrıca işlediği suçlar nedeniyle ceza evlerini, hastalıklar nedeniyle hastaneleri doldurarak üretici durumdan tüketici duruma geçerler (Köknel,1983:534).

    GENÇLİK VE ALKOL BAĞIMLILIĞI

    Genellikle ilk ergenlik belirtileriyle başlayan gençlik çağı 12-21 yaşlarını kapsar. 12-15 yaş arası ilk ergenlik dönemi, 15-21 yaş arası asıl gençlik dönemidir, 21-25 yaş arası da uzamış gençlik olarak bilinir. Birleşmiş Milletler Örgütünün tanımına göre genç"15-25 yaşları arasında öğrenim gören, hayatını kazanmak için çalışmaya ve ayrı bir konutu bulunmayan kişidir."

    Ergenlikle beraber hızlı bir değişim geçiren birey kendi öz kimliğini arayış çabası içerisindedir. Genç bu dönemde geleneksel değerleri aşarak bireyselliğini gerçekleştirmeye çalışır. Bunun sonucunda anne ve babasından kopma eğilimi gösterir. Bireyselleşme aşamasında genç psikolojik dengesini kolayca sağlayamadığından dolayı psikolojik karmaşa içine düşmekte, kendilerine geçici bir şekilde de olsa, huzur vereceğine inandıkları alkol ve maddelerin arayışına girebilmektedir.

    Aslında uyuşturucu olsun, alkol olsun kişiye yalancı bir güven duygusu veren maddeler, gençlik çağı ruhsal durumuna bir çok nedenle uygun düşmektedir. Öncelikle yetersizlik duygusunu ve çekingenliği ortadan kaldırmaktadır. Sonrada kabadayılık, efelik ve gösteriş gibi davranışlarla erişkin olduğunu kanıtlamaya yaramaktadır (Yörükoğlu,1998:292).

    Toplumlar arası iletişimin artmasıyla genç yaşta alkollü içki içmeye başlayanları oranı daha da yükselmiştir. Kitle iletişim araçlarının artması Türk toplumunu da etkileşime açık kılmış, batı kültürünün sadece olumlu yönleri değil bizim kültürümüzle bağdaşmayan olumsuz yönleri de kabul görmeye başlamıştır. Bu da alkol kullanımının artmasına neden olmuştur (Özgen, s. :1).

    ALKOL BAĞIMLILIĞINI KOLAYLAŞTIRAN ETKENLER

    1. Kalıtımsal Yüklülük: Anne-babadan biri veya ikisi de alkol bağımlısı olan veya aşırı derecede içki içen gençler, alkol bağımlılığı için bir risk gurubu içindedirler. Ailesinde alkol bağımlılığı olan bir gencin alkol bağımlısı haline gelme riski, ailesinde alkol bağımlığı bulunmayan bir gence göre üç misli daha fazladır.

    2. Güçsüz Bir Benlik Yapısına Sahip Olma: Başarısızlıklarında, başarısızlığın gerçek nedenlerini araştırarak çözümlemek yerine kolay çözümlere baş vurarak gerçeklerden kaçma, zayıf bir benliğe sahip olan kişilerin davranış özellikleridir. Böyle davranışları benimseyen gençler; sorunlarla her karşılaşmalarında neler yapabilecekle- rini, sorunların nasıl üstesinden gelebileceklerini düşünmeksizin kolay çözümler aramayı seçebilirler. Alkol ve uyuşturucu gibi maddelerde kişilerin, sıkıntılardan kurtulabilmek için başvurdukları kolay çözümlerden biridir.

    3. Strese Dayanıksızlık: Sorumlulukları, anne-babası tarafından yüklenilen aşırı korunan ve gözetilen gençlerin kendi kendilerine yetmeye, savaşabilmeyi, dayanıklı olmayı öğrenememeleri yüzünden stresle karşılaştıkları zaman kaldıramadıkları stresin verdiği sıkıntılardan alkol gibi maddeler olarak uzaklaşmaya çalıştıkları görülür (Kasatura, 1998 :569

    4. Özgüven Eksikliği: Kendini aşağılamak, suçlamak, yetenek ve değerlendir-melerde olumsuz olama ve özgüven eksikliğine aşağılık duygusu taşıyan gençlerde rastlanmaktadır. Olumsuz ve düşük benlik algısı taşıyan bireyler kendilerini toplum dışı ve iğrenç insanlar gibi değerlendirebilir ve ahlak dışı tutum-davranış sergileyenlerle kendilerini özdeşleştirip, benzer tutumlar içine girebilirler. Böylelikle bağımlılardan etkilenerek, olumsuz alışkanlıklar edinebilirler (Kulaksızoğlu, 1998 :188)

    5. Yeni Değerler Arayışı: Yeni değerler arayışı içinde olmak ve gelişimsel merakları tatmin etmek için maddelerin tadına bakmak gibi bir davranışa rastlanmaktadır.

    6. Boş Zamanların Değerlendirilememesi: Boş zamanların verimli bir şekilde değerlendirilememesi, gençleri bir hayat amacı kazanmaktan da genellikle mahrum etmektedir. Kendisini amaçsız bir yaşam içinde bomboş hisseden genç zararlı alışkanlıklara kolayca kayabilmektedir.

    7. Olumsuz Arkadaşlar: Akran grupları ile ilişki kurmak, gençliğin en önemli ihtiyaçlarından biridir. Akran grupları içinde başarısız arkadaşlar ilaç ve içki alışkanlığı olan, uyumsuz arkadaşlar bir risk ortamı oluşturmaktadır. Çünkü genç, kendi akran grubunun değer ölçülerini benimsemek, onlarla bir paylaşım içine girmek ister. İçkiye karşı tavırları olduğu için akranları tarafından reddedilen ergen ve gençler bu kişilerin oluşturduğu grubun bir üyesi olmak istiyorlarsa, içkiye karşı tavırlarını değiştirerek arkadaşları gibi davranacaklardır. Bu şekilde mensup oldukları grubun değer ölçüleri yüzünden içki alışkanlığını başlatmak, gençleri bir daha dönüş yapamayacakları zararlı alışkanlıklara götürür.

    8. Heyecansal Sorunlar: İçten gelen hazza yönelik arzularını kontrol etmekte güçlük çeken, heyecanlarını dengeleyemeyen gençlerde rahatlamak, sakinleşmek ve hazza ulaşmak için bağımlılık yaratan maddelere yönelme görülebilir. Karşı cinsten birisiyle yeni tanışmalarda, kalabalık bir grupta dikkatin kendisine yöneldiği durumlarda, bazı ergenlerde korkma, heyecanlanma ve bunların sonucu kızarma görülebilir. Benzeri huzursuzluk veren durumlarla baş etmek isteyen genç; sigara, alkol gibi ilk alındıklarında rahatlatıcı etkileri olan ancak devamlı alındıklarında da yarattığı yapay cennet içinde kişileri gerçeklerden kopartarak psikolojik sağlıklarını tehlikeye atan alışkanlıklar edinebilir. Ülkemiz gençliğinde de son 15 yıl içinde bu gibi gerçekçi olmayan yollara yönelmek eğilimi %45 oranında bir artış göstermiştir (Kasatura, 1998 : 69 ve Kulaksızoğlu, 1998 : 188)

    9. Duygusal Bakımdan Olgunlaşmamış Olmak: Çocukluk döneminde anne-baba tarafından istenmemiş, reddedilmiş bir çocuk olarak büyümüş, anne-babası tarafından sevgi ve hoşgörü görmemiş gençlerin doyurulmamış ve tatmin bulmamış duyguları alkol ve uyuşturucu ile doyuma ulaştırılmaya çalışılır.

    BAĞIMLILIK EĞİLİMİ GÖSTEREN GENÇLERİN

    AİLE YAPILARI

    Bağımlılık özellikleri gösteren gençlerin büyük çoğunluğu kendilerine tutarlı bir eğitim veremeyen, iletişim kopuklukları içinde bir birlerine seslerini duyuramayan bireylerden oluşan ailelerden gelirler. Bu ailelerin temel özelliklerini şöyle açıklamak mümkündür:

    1. Anne-babanın ayrı olduğu, boşanma veya ölüm nedeniyle bölünen aileler

    İçki ve madde kullanan anne-babaların oluşturduğu aileler
    Anne-baba arasında iletişim kopukluğu veya sürekli çatışmaların yaşandığı aileler
    Kültürel gelişmesini yapamamış aileler
    Çocuklarının yetişme ve eğitimine ilgisiz kalan aileler
    İçkinin zararına inanmayan, çocuklarının içki içme alışkanlıkları üzerinde durmayan aileler
    Çocuklarına güven hissi duymayan ve güven vermeyen aileler
    Çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını sevgi ve ilgi göstermek yerine para ve maddeyle karşılayan aileler
    Çocuklarının eğitimine zaman ayırmamak, uğraşmamak için bol para ve maddi değeri büyük armağanlar vererek görevlerini yaptığını düşünen aileler
    Çocuklarını aşırı koruyarak hiçbir sorumluluk vermeden yetiştiren, hayata hazırlamayan aileler.
    Görülüyor ki bağımlılık eğilimi gösteren gençlerin ailelerinin ortak özellikleri çocuklarıyla sağlıklı iletişimler kuramayan, kendi sorunlarını halletmemiş anne- babalardan oluşan aileler olmasıdır (Kasatura, 1998 : 93)

    BÖLÜM II

    ARAŞTIRMA VE BULGULAR

    Yapılan araştırmalarda 12-17 yaş grubunun ortalama %50' nin en az bir kez alkol kullandığı, bunlardan %25' nin kendisini bir alkol kullanıcısı olarak tanımladığı bulunmuştur. Çoğu insan alkolü ilk olarak ergenlik çağında kullandığını söylemektedir. Alkol kullanım oranı en yüksek 20-35 yaşları arasındadır.

    Alkole bağlı bozuklukların belirtileri erkeklerde 20'li yaşlarda başlar, genellikle 30'lu yaşlarda tanı koyduracak hale gelir. Kadınlarda alkol kötüye kullanımının başlama yaşı genel olarak daha geçtir (Özgen, s. : 1). Alkol bağımlılığı genellikle erkeklerde görülmesine karşın %5-6 gibi bir oranda kadınlarda da görülmektedir (Alper, 1997; 319).

    Ankara'da 7387'si kız, 581'i erkek 1318 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan bir çalışmaya göre psikolojik bakımdan sorunlu olanlar, anne-babaları tarafından otoriter ve baskıcı bir tutum ile yetiştirilenler ve ailede kötü muamele ile karşılaşanlarla erkeklerin daha çok alkole bulaşma tehlikesi olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca üst düzeyde geliri olan ailelerin çocuklarının alkole başlama tehlikesi taşıdıkları bulunmuştur.

    İstanbul'da 2845 lise öğrencisi üzerinde yapılan bir araştırmada, son bir ay içinde alkollü içki içenlerin oranı %23,5 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre biranın en önce başlanan ve en sık içilen alkollü içki olduğu belirlenmiştir.

    Lise öğrencilerinin alkol kullanma sıklığını etkileyen etkenlerin ne olduğunu belirlemeyi amaçlayan ve Ankara'da 747 lise öğrencisi üzerinde yapılan bir araştırmada, erkekler kızlara göre daha çok alkol kullanmaktadır. Alınan cep harçlıkları yükseldikçe alkol kullanımı artmaktadır (Kulaksızoğlu, 1998 : 186)

    Kırsal bölgelerde, köy ve kasabalarda geleneksel yaşamın sürmesi, dinin, gelenek-görenek ve törelerin yasaklayıcı etkisi, ufak çevre içinde herkesin bir birini

    tanıması ve denetlemesi, ekonomik koşullar nedeniyle içki tüketimi ve alkolizmin daha az olduğu yapılan araştırmalarda saptanmıştır (Köknel, 1985 : 262)

    BÖLÜM III

    ALKOLLÜ İÇKİ İÇME ALIŞKANLIĞININ GELİŞMESİNİ ENGELLEYEBİLECEK ÖNLEMLER

    Bireysel Düzeyde Önlemler
    Arkadaşların iyi seçilmesi
    Sıkıntıları yenebilmeyi öğrenmek
    İçkiyi dinlendirici bir ilaç gibi görmemek
    Olumlu düşünmek
    Stresi yenmeyi öğrenmek
    İçkiye hayır demeyi öğrenmek
    İçkili ortamdan uzak durmak
    Boş zamanı iyi değerlendirmek
    Kendini tanımak
    İlgi alanını genişletmek
    İnsanlarla iyi etkileşimde bulunmak
    Kendini gerçekleştirmek
    B. Ailesel Düzeyde Önlemler

    1. Anne-baba çocuklarının arkadaşları konusunda bilgi sahibi olmaya çalışmalı, onları tanımak için çabalamalıdır.

    2. Alkollü içecekler ve maddeler hakkında kesin bir tavır takınarak bu konuda uyarıcı veya aydınlatıcı olmalıdır.

    3. Anne-baba içki konusundaki davranışlarıyla genç için iyi bir model olmalıdır.

    4. Aile değerleri öğretilmelidir.

    5. Anne-baba çocuklarıyla iyi bir iletişim kurmalıdır.

    6. Gence karşı aşırı koruyucu olunmamalı ve sorumluluk verilmelidir.



    C. Toplumsal Düzeyde Önlemler

    1. Televizyon programları ve reklamlar vasıtasıyla alkole bağlı sorunlar ortaya atılabilir, televizyonda bilgilendirmeye yönelik özel programlar konularak sağlıklı bir bilinçlendirme ortamı yaratılabilir.

    2. Türk Ceza Kanununun 574. Maddesine göre, 18 yaşını doldurmayan bir genci sarhoş edebilecek bir madde veya içki verenler iki aya kadar hapse mahkum edilir. Bu yaş sınırı şimdi 21'e çıkarılmıştır. Buna göre, denetimin daha dikkatle yapılması gerekir. Denetim ciddi bir şekilde yapıldığı zaman içki satışı yapan yerler hapis cezasını ve iş yerlerinin kapatılmasını göze alamayacaklarından, gençlerin içkiyi temin etmeleri güçleşecektir (Kasatura, 1998 : 99)

    TEDAVİ

    Alkol bağımlılığı tedavisi temel olarak iki aşamadan oluşmaktadır. Öncelikle alkolün bedenden atılması ve yoksunluk belirtilerinin düzeltilmesi gerekir. Tedavinin ikinci aşamasında ise temel amaç tekrar içmenin önlenmesidir. Aile bireylerinin hem alkol bağımlısına, hem de kendilerine yardımcı olmaları amacıyla bu aşamada tedaviye katılmaları gerekmektedir. Yine bu aşamada tekrar içmeyi kolaylaştırabilecek durumlar belirlenir ve bağımlının bunlarla baş etmesi için uygun yöntemler saptanmaya çalışılır.

    Tedavi sırasında başlatılması ve tedavi sonrasında da sürdürülmesi gereken bir başka konu da alkol bağımlısının eski arkadaş çevresini değiştirmesidir.

    Alkole bağlı bozukluğu olan hastaların tedavisinde şu yöntemler kullanılabilir:

    Psikoterapi
    Davranış terapisi
    İlaç tedavisi 

    (29 Eylül 2008)

    ..._...|..____________________, ,
    |....../ `---___________----_____|] = = = = = ALKOL !!!
    |...../_==o;;;;;;;;_______.:/
    |.....), ---.(_(__) /
    ....// (..) ), ----"
    ...//___//
    ..//___//
    .//___/



Tarih: 16:57, 9/10/2008 Kategori: AKTIVIST OLDUGUM KONULAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Gelin ALKOL BAĞIMLILIĞI/ALKOLİZM üzerine konuşalım... Ne kadar b




Alkol Bağımlılığı Nedir?

 Aşağıdaki belirtilerden en az üçünün olması kişinin alkol bağımlısı durumuna geldiğinin göstergesidir:

1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almak. Örneğin kişi bir bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz.


2. Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu ‘istediği zaman bırakabildiğinin' kanıtı olarak göstermeye çalışabilir.


3. İçkiye fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde kimseye fark ettirmemeye çalışarak içebilir.


4. İçki içmeye fırsat bulamadığı sosyal faaliyetleri, hobileri, başka zevk verici aktiviteleri azaltır ya da terk eder.


5. Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer hastalığı, yüksek tansiyon, gastrit vb), ya da psikolojik (depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen içmeye devam eder.


6. Aynı etkiyi almak için içtiği miktarı arttırır ya da başkaları için çok sayılacak miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu, yanlış olarak iyi bir şeymiş gibi, alkole dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürebilir).


7. Alkol almadığı zaman titreme, terleme, çarpıntı gibi şikayetler yaşar.



Alkol Bağımlılığı Bir Hastalık mıdır?

      Alkolizm müzmin (kronik), tekrarlayıcı bir hastalıktır. Bu

hastalık ilerleyicidir, yani gittikçe kötüleşebilir. Aralarda

kendiliğinden ya da herhangi bir dış etkiyle belirtileri azalsa

bile zaman içinde yeniden ortaya çıkabilir. Alkolizm; şeker

hastalığı, yüksek tansiyon vb diğer kronik hatalıklar gibi

sürekli takibi gerektirir. Aralarda kriz durumları yaşanabilir.

     Alkoliklerde alkole karşı fiziksel bir duyarlılığın yanında

bütün istenmeyen sonuçlarına rağmen sadece irade gücü ile

yenilemeyen bir içme arzusu vardır. Yani bu kişiler alkole

bağlı olarak yaşadıkları kötü sonuçlardan ders almazlar ve

hatta başlarına gelenlerin gerçek nedeninin alkol olduğunu

inkar ederek teselliyi yine alkolde ararlar





Alkol Bağımlısı Demek İçin Hangi Belirtiler Bulunmalı?

        İstediği etkiyi yakalamak için dozu artırmaya başlar. İkinci

veya üçüncü kadehten sonra kendini tutamaz, devam eder.

Alkolün etkisi geçince tekrar alma isteğini hisseder. Hep

kendini bir kısır döngüye bağlı gibi görür. Bu durum

nedeniyle acı çeker, kendini umutsuz hisseder. Zaman zaman

da delicesine alkol alma arzusu vardır. Alkol bağımlılığı

oluştuktan sonra artık içki içmek zevk vermez. Artık sadece

ayakta durmak için içer. Kaçamak içmeler olur. Kendine ve

başkasına bu durumu inkâr eder. "Bir doktora git"

denildiğinde, reddeder. Aslında bir utanç duygusu içindedir.

Kendisine ve başkasına düşmanlık hissi besler, heyecan

kaybı başlamıştır. Yakınları ile iletişim kaybı vardır. Ne

çocuğunun okuluyla ilgilenir, ne de kendi işiyle. Duygusal-

sosyal kopma ve bozulmalar söz konusudur. Uykusuzluk

çeker. Yaşam kalitesinde kötüleşme ve hoşgörüde, anlayışta

gerilemeler görülebilir. Bazı kişilerde suça yönelim, saldırgan

davranışlar artar.




Alkol Bağımlılığının Tipleri

 


 

     Psikolojik bağımlılık safhasında kişi ruhsal ya da bedensel

bir sıkıntıyı gidermek için olağandışı, aşırı alkol alma

durumundadır. Bırakıldığı zaman kesilme belirtisi görülmez.

Bunun bir ileri aşamasında kişide aşırı alkol alma sonucu

gastrit, polinevrit, karaciğer yağlanması gibi bedensel

bozukluklar çıkmaya başlar ve bunlar fiziksel bir bağımlılığın

ortaya çıktığının belirtileridir. Daha ileri aşamada istemli

denetim ortadan kalkar, içme isteği durdurulamaz bir hal alır.

Bedensel bozukluklar gelişir ve alkol bırakıldığı zaman

kesilme belirtileri ortaya çıkar. Bu alkole ruhsal ve fiziksel

yönden bağımlılık oluştuğunun bir delili olarak karşımıza

çıkar. Artık en ileri safhada kişi alkole susamış gibidir. Aşırı

bir istek ve tutku ile alkol armaya başlar. Bulunca su gibi

içerler. Günler, haftalar bazen de aylarca süren bu dönemleri

daha sonra hatırlamayabilir. Bu son safha kişinin psikososyal

yıkımının en üst düzeyde olduğu ve alkolün kişiyi adeta esir

ettiği safhadır. Şiddetle tedaviye ihtiyacı olduğu bir dönemdir.

Çünkü alkole bağlı ölümler ve zehirlenmeler ve kalıcı

bozukluklar bu safhada oluşur.


     Alkole bağlı psikiyatrik ve bedensel hastalıklar çok ağır

seyreden hastalıklardır. Deliryum tremens denilen bir tablo

vardır ki alkolün kesilmesinden sonraki 48 saat içinde ortaya

çıkan bilinç bozukluğudur. Bilinç bozukluğu çevrede olan

bitenin farkında olma düzeyinin azalması şeklinde görülür.

Hasta gün içinde açılıp kapanmalar gösterebilir. Bu dönemde

eğer gerekli tıbbi müdahale yapılmazsa ani kalp ve solunum

durmalarına bağlı ölümler ve kalıcı bunamaya giden şiddetli

bozukluklar görülebilmektedir.


     Uzun vadede alkol paranoyası, alkole bağlı bunama,

depresyon, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları, cinsel işlev

bozuklukları, iktidarsızlık, felç, karaciğer ve pankreas

hastalıkları, beyincik hastalıkları, ağız boşluğu, yemek

borusu, kalın barsak, karaciğer ve pankreası tutan kanserler

sık görülen hastalıklardandır.


NEDEN İÇKİ İÇİLİR?

Yapılan araştırmalar insanların en çok zevk almak için alkol tükettiğini göstermektedir. İçkili eğlence yerlerinin çokluğu da bunun en önemli göstergesidir. Eğlence yerleri dışında zevk ve eğlence için en çok yılbaşı, düğün, doğum günleri gibi sosyal etkinliklerde insanlar aşırı miktarda alkol tüketmektedirler. Sosyal içicilik denen bu tür alkol tüketimi bazı insanlar için alkolizmin ilk basamağı olmaktadır.

Alkol tüketiminin bir diğer önemli sebebi ise duygu durumunu düzeltmektir. İnsanlar genellikler kendilerini kötü hissetlerinde, zorlandıkları ya da üzüldükleri dönemlerde alkole sığınarak bu kötü duygu durumundan kurtulmaya çalışırlar. Sonuçta alkol hiçbir çözüm getirmediği gibi daha kalıcı ve daha kötü durumlara yol açar.

Modern insanın en önemli sorunlarından biri olan stresle başa çıkmak için alkol tüketimi de oldukça yüksek miktarlardadır. Günlük hayatın getirdiği yoğunluk, karşılaşılan irili ufaklı problemler, yorgunluk, maddi sıkıntılar strese sebep olmakta ve pek çok insan bundan kurtulmak için içki içmeyi tercih etmektedir.

 Alkolizme yakalanan kişiler sonunda bastıramadıkları bir alkol içme arzusu duymaya başlarlar. Bu arzu alkol tüketiminin bir diğer önemli sebebidir.




ALKOLİZMİN TİPLERİ

Gamma Tipi Alkolizm

Çok aşırı miktarda alkolün aralıksız biçimde alındığıepizotların yaşandığı, ama aralarda alkol alınmayan dönemlerin olduğu alkolizm tipidir. Örneğin; kişi günler boyunca sızıncaya kadar alkol alır ve ayılır ayılmaz içmeye devam eder. Sağlık durumu nedeniyle içemez hale gelince birkaç gün hasta yatar. 1-2 hafta alkol almaz, ama sonra her şeye yeniden başlar. Bu kişilerde temel problem alkol aldıkları zaman ortaya çıkan kontrol kaybıdır. Sarhoşluk anında yaptığı şeyleri çoğunlukla hatırlamaz. Yasal ve sosyal problemler ortaya çıkar. Kişi suç işleyebilir, sosyal çevresiyle ilişkilerini zedeleyebilir.

Fransız Tipi Alkolizm

Kişi sürekli olarak fazla ama aşırı olmayan miktarlarda alkol alır, alkol kullanımı bir hayat tarzı haline gelmiştir. Herhangi bir nedenle alkol içmeyi bırakırsa alkol yoksunluğuna girebilir. Uzun vadede sağlık problemleri ortaya çıkar.

Tip A-B ya da 1-2

Bu tip alkolizm çok erken yaşlarda başlayan. Genellikle, bu kişilerin ailelerinde de alkolizm öyküsünün vardır ve alkolizm antisosyal kişilik bozukluğu ile birlikte sık görülür. Çok kötü ve sinsi bir ilerleyişi vardır.

Daha İyi Gidişli Alkolizm Tipi

Bu tip alkolizm daha geç yaşta başlar. Aile öyküsü yoktur. Genellikle alkolizme depresyonun eşlik eder. Hastanın tedavisi daha kolaydır.



Bir Kişi Alkolik Olduğunu Nasıl İtiraf Edebilir?

 

 

      Kendisine ve çevresine karşı dürüst olarak. Bir çok

alkoliğe çevresi, hatta doktorlar tarafından alkolik olmadığı,

tek ihtiyaç duyduğu şeyin biraz daha irade gücü, çevre

değişikliği, istirahat ve yeni hobiler olduğu söylenmiştir.

Zaten alkolikler de alkol problemi olduğunu inkar etme

eğiliminde olduğu için bu yorumları severek kabul eder. Ama

zaman içinde artan problemler gerçeği ortaya çıkarır. Bir çok

kişi alkol karşısında aciz olduğunu ve yenik düştüğünü itiraf

edene kadar korkunç deneyimler yaşar, maddi ve manevi

büyük kayıplara uğrarlar. İnsanlarla ilişkileri bozulur, çalışma

hayatları alt üst olur, ruhsal çöküntü yaşarlar. Oysa bu kadar

ağır bir bedel ödemeden, alkol içmeyi kontrol edemediğinin

farkına varıp yardım arayışına girmek en iyisidir.

     Alkoliklerin çoğu hiç bir zaman alkolle problemleri

olduklarını açıkça ifade edemezler. "Ben sosyal içiciyim" ,

"Akşamdan akşama iki kadeh içiyorum" gibi ifadelerle altta

yatan asıl problemin üzerine örtü örtme eğilimindedirler.

Aslında alkol bağımlılığının kendisi bir çok psikolojik sorunu

örtmek için kullanılan bir araçtır. Kişinin alkol problemi

olduğunu ifade etmesi onun için zayıflık, güçsüzlük ve acizlik

gibi anlamlar taşıdığından, çoğu kişi artık son noktada yani

dibe vurduğunda bu problemini itiraf eder ve yardım isterler.

 




Alkol Ne Zaman Sorun Olmaya Başlar?

 


 Alınan alkolün cinsi, süresi, miktarı ne olursa olsun, alkol kişinin beden yapısına, psikolojik yapısına veya sosyal yapısına zarar verdiği halde o kişi içmeye devam ediyorsa, bir problem var demektir ve bu durum yardım gerektirir. İçilen içkinin cinsi hiç önemli değildir; rakı, şarap ya da ispirto olabilir. Kişinin alkol kullandığı süre de hiç önemli değildir; üç yıl, üç ay ya da bir ay olabilir. Alkol hayatını etkiliyorsa, o kişinin sorunu var demektir. Altı ayda bir kez rakı içiyor, ancak içtiğinde büyük kavgalar kopuyor ve hatta karısına şiddet uyguluyorsa, o kişinin de alkolle sorunu var demektir. Türkiye'de "Ben alkolik değilim, Ramazan'da içmiyorum" diye bir kanı vardır. Ramazan'da içmeyebilir ama geri kalan hayatı alkol nedeniyle etkileniyorsa, o zaman onun da sorunu vardır. Alkol alan kişi, bunun kendine bir zararı olmadığını, gayet rahat içebileceğini düşünebilir. Genellikle bu kişilerde kendilerini değerlendirme noksanlığı vardır. Alkol alan kişi giderek psikolojik, sosyal, maddi boyutlarda kayıplar yaşamasına rağmen alkolle bir sorunu olduğunu kabullenmekte güçlük yaşar. Gerçeği değerlendirmesi alkolle birlikte giderek bozulur. Eğer alınan alkol miktarı ve süresi, alkol aldıktan sonra yaşananlar kişinin yaşam kalitesini bozmaya başladıysa, maddi kayıplar yaşamasına yol açıyorsa, insan ilişkilerini bozuyorsa ALKOL ARTIK BİR SORUN HALİNE GELMEYE BAŞLAMIŞ DEMEKTİR.


Alkol Bağımlılığı Ne Kadar Zamanda Oluşur?

          Bu da kişilik yapısına göre değişir ama denebilir ki; muntazam bir içicide dört-beş sene sonra bağımlılık oluşur. Bağımlılık herkeste aynı sorunları yaratır. Sıkıntı, terleme, huzursuzluk ilk belirtilerdir. Bağımlılık daha da kuvvetliyse, 'delirium tremens' denilen tablo ortaya çıkar. Belirtilere ek olarak; bulantı, kusma, hayal görme ve 'sara'ya benzer bir kriz geçirme söz konusu olur. Hasta, nerede olduğunu bilemez, kendisini tanımlayamaz. Bu krizin mutlaka hastane ortamında tedavi edilmesi gerekli. Kendini bilmediği için düşüp kafasını vurabilir. Bu şekilde ölen pek çok kişi vardır. Alkol kullanan kişiye başka bağımlılıklar da eşlik eder; sigara içerler, uyuşturucu kullanabilirler, kumar oynarlar. Tedavide hangisinin öncelik alacağı sorun yaratabilir.



Alkolizmin Tanımı ve Sebepleri

        Alkolizm, bir kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde alkollü içecek almasıyla oluşur. Alkol, fiziksel ve psikolojik zararlarının yanısıra sosyal ve ekonomik açıdan da felaketler doğurur. Alkolizm hastalığının en önemli belirtisi, kişinin sürekli ve çok miktarda alkol alarak bunun sonucunda da davranış değişikliği göstermesidir. Sonunda kişi kendisine hakim olamayacak kadar bağımlı hale gelir ve kendini kaybetmeye başlar. Kişi artık alkolsüz yaşayamayacak hale gelmiştir. Genellikle alkolizmin tanımı tanımlayan kişiye göre değişir. En basit anlamda ve en eski tanımı, kronik ve aşırı alkol alınmasıyla oluşan hastalıktır.


       Bağımlılığın farmakolojik ve psikolojik tanımı, gittikçe artan dozlarda alkol alma isteğidir. Ancak bu tanım da çok yeterli değildir, çünkü alkolizm diğer bağımlılıklara pek benzememektedir. Afyon bağımlıları, gittikçe artan dozlarda ve sonunda öldürücü miktarda madde ihtiyacı duyarlar, ancak alkoliklerin ihtiyaç duyduğu alkol miktarı tek seferde öldürücü olmamaktadır.Alkolizmi tanımlamak için en belirgin sinyal kişinin davranış şeklidir. Modern tıp; alkolizmi sebebi bilinmeyen, belirgin anatomik işaretleri olmayan ve alkol bağımlılığıyla ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlar. Ayrıca, hem psikolojik hem de fiziksel tıp, alkolizmin bir başka hastalığın, çoğunlukla da psikolojik bir bozukluğun, semptomu olabileceğini söylemektedirler. Bu anlamda, alkolizm, kronik, ilerleyen bir hastalıktır ya da psikolojik veya fiziksel bir başka hastalığın belirtisidir. Hastalığın özeliği alkol bağımlılığıdır ve her alkol kullanımından sonra kişi kontrolünü kaybeder.

       Alkolizm hastası, fiziksel ya da psikolojik sıkıntısını gidermek için alkol tüketir ve sonunda alkollü içecek tüketimi hastanın fiziksel, zihinsel, sosyal ve ekonomik hayatını engelleyecek boyutlara ulaşır. Bu noktada, hiç şüphesiz, hastalığın en önemli ipucu kişinin alkol yüzünden hayatının engellenmesidir.Alkol aldıktan sonra hastanın kontrolünü kaybetmesi, içmeye başladıktan sonra bırakamaması, alkoliğin içmeyi engelleyemediğini göstermektedir. Bir alkolik içmeye başlar, çünkü kendini tutamaz. Alkoliklerin çoğunluğu içtiği zaman kontrolünü kaybeder, ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi istisnalar vardır. Bazen bir alkolik, içmeden durabilir, kendi kendine ve çevresine bağımlı olmadığını ispatlamaya çalışır. Bazen daha kontrollü içebilir.Alkolizmin bir başka tanımı da, kişinin iç dünyasıyla yada çevresiyle ilgili zor durumlardan kurtulmak için edindiği alkol içme bağımlılığıdır. Bu tanım, alkolizmin bir başka psikolojik ya da fiziksel bozukluğun dışa vurumu olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Kişi alkol almayı öğrenip bu bağımlılığı edindikten sonra, alkolizm esas hastalık haline gelip, alta yatan esas hastalığı yok etmekte ya da üstünü örtmektedir.

       Görüldüğü üzere, alkolizmin oldukça çok tanımı, türü ve sebebi bulunmaktadır. Hekimler hastanın, hangi gruba dahil bir alkolik olduğunu, onun alkol alma sıklığını ve miktarını, davranış biçimini, alkolizminin ortaya çıkışını, gelişimini yaptıkları testlerle, uyguladıkları anketlerle tespit etmekte ve buna uygun bir tedavi şekli uygulamaktadırlar.



Alkolizmden Kurtulmak Mümkün mü?

 


     Toplum, alkol kullanımını kontrol edemeyen kişilerin ruhen zayıf hatta dengesiz olduğunu düşünür. Bir çok alkolik de kendisini böyle görür. Ancak alkolizmin bir hastalık olarak görülmesinden asıl kasıt kişinin alkol karşısında iradesini ve seçim yapma gücünü kaybetmesidir. Alkol karşısında güçsüzlüğünü kabul etme ve bu konuda yardım arama, iyiye doğru değişimin ilk adımı ve mutlak şartıdır. Milyonlarca insan bu ilk adımla başlanan yolda alkolün sosyal hayatlarına verdiği zararların üstesinden gelmişlerdir. Hasta olduğunu kabul edip iyileşmeye istekli olan kişiler tedaviden ve adsız alkolikler gibi kendine yardım (self help) gruplarından en iyi yararlanırlar. Ama tedavi için kişinin ‘alkolik' olduğunu kabul etmesi şart değildir. Önemli olan danışma amacı ile de olsa bir uzmana başvurmasıdır. Çünkü tedavicinin görevi kişiyi, eğer varsa, tedaviye ihtiyacı olduğuna ikna etmektir. Bunun belli teknikleri vardır. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki bağımlılık tedavilerinin ve kendine yardım gruplarının etkinliği kesin olarak kanıtlanmıştır.




Alkolizm Tedavisi

 


Alkolizm tedavisinde başarı oranları yüksek mi?


Alkol bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Genellikle nüks, yani tekrar başlama görülebilir. Ama birkaç kere tekrar başlama da olsa, biz doktor olarak hiçbir zaman umudumuzu kırmayız. Birçok hastamız birkaç kez başladıktan sonra tamamen bırakmıştır. Ancak, şu unutulmamalı: Alkole karşı bağımlılık oluşmuşsa, o kişi ömür boyu bağımlıdır. Bunun için ömür boyu dikkat etmeli, hiç alkol almamalıdır.

Hastanede tedavi nasıl yapılıyor?

Hastane tedavisi iki hafta ile bir ay arasında değişir. Ama hastaneden çıktıktan sonra, bağımlıların en az beş yıl doktor kontrolünde olmasında fayda vardır. Hastane tedavisinde detoksifikasyon dediğimiz bir uygulama ile alkolün vücutta yaptığı etkilerden hastayı arındırıyoruz. Aynı zamanda, bağımlılığın altında yatan psikolojik ve sosyal faktörleri araştırıp buna göre bireysel, grup ve aile terapileri yapıyoruz. Hastane sonrasında da grup terapilerine ve kontrollerine beş yıl kadar devam ediyoruz. Aile desteği kuvvetli olan, belli bir işi olan, üretkenliğine devam eden ve eğitimli kişiler, tedaviye daha iyi yanıt veriyorlar.



Tedaviye İhtiyacı Olan Bir Alkoliğe Yardım

 


NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?

       Bağımlılık: "Bir hastalıktır, utanç değil" "Bağımlılık", kelime anlamıyla bir alışkanlığa psikolojik olarak önüne geçilmez bir biçimde ihtiyaç duymak demektir.

       Bir başka deyişle, bağımlılık fiziksel bir hastalıktır, kesinlikle utanılacak bir şey değildir, bir sağlık problemidir, ahlak değil. Bir kişi isteyerek alkolik ya da uyuşturucu bağımlısı olmaz, onun hastalığı iradesinin önüne geçer. Bağımlı kişi, günahkar değildir, o sadece tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan bir hastadır. Tedavi edilmezse, bağımlının hastalığı ilerleyecektir. En sonunda da, hastalığı kalıcı fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açacaktır ya da hastalık erken bir ölümle sonuçlanacaktır. Bağımlılık, çevresinde iyi tanınan ve sevilen insanları mahveder. Tüm ailesini etkiler, yakınları, sevdikleri incinir. İş hayatı duraklar, en sonunda kişi çalışamaz hale gelir. Bağımlılığın ilacı yoktur. Ancak, hastalık tedavi edilebilir, ilerlemesi durdurulup, hasta iyileştirilebilir. Uzman denetiminde gerekli tedavi yapıldığında, bağımlı kişi sağlığına kavuşabilir.

       Tedaviye İhtiyacı Olan Bir Alkoliğe Yardım Alkolikleri tedaviye ikna etmek çok kolay bir iş değildir. Onlar yardıma ihtiyaç duyduklarını belli ettiklerinde, çoğunlukla artık kendileri için yapabilecekleri hiçbir şey kalmamıştır ve sizin kendileri için en iyisini düşüneceğinize karar vermişler demektir. Ancak, bu döneme gelindiğinde, bedensel ve zihinsel olarak, hasta çok zarar görmüş olabilir. Alkolik bir yakınınız varsa ve onu hâlâ sevip, hâlâ sağlığını düşünüyorsanız, onun şişenin dibinde yaşamasını engellemeli ve mutlaka tedaviye ikna etmelisiniz. Ona profesyonel bir yardım sunabilmek için gerekli planı yapmak zorundasınız. Bu anlamda alkolik yakınınıza yardım etmenin en ümit vadeden metodu "müdahale"dir. Bu metot sizin, kendisi istemese de, ona yardım etmenizi sağlayacaktır.

       Müdahale Nedir? Müdahale, alkolik kişiyi, hastalığını tedavi ettirtmek üzere harekete geçirici bir grup metodudur. Bu yöntemde hasta, bağımlılığıyla yüzleştirilir. Bağımlı kişi, aile üyeleri, arkadaşları, doktoru, işvereni, iş arkadaşları ya da onun bağımlığının kötü etkilerini gözlemlemiş ya da hissetmiş başka yakınları ile karşılaştırılır. Böylece, kişi bağımlılığıyla yüzleşir ve onun kendisine ve çevresine verdiği zararı görür. Müdahaleden sonra büyük ölçüde hasta profesyonel yardım ihtiyacı duyar. Müdahalenin temel mantığı, hasta hangi derecede bağımlı olursa olsun ona anlayacağı dilde bu durumun anlatılması ve onun tedaviye ikna edilmesidir. Sevdiği ve saygı duyduğu insanların ona bunu anlatması mutlaka etkili olacaktır. Hastanın, bağımlılığını reddetmesini kırmak için en az iki kişiden oluşan bir grup lazımdır. Bu grupta hasta üstünde en etkili olan kişi genellikle onun en saygı duyduğu kişidir. Müdahale toplantısının yapılmasından önce, profesyonel bir danışmandan yardım ve fikir almak gereklidir. Eğitimli ve profesyonel bir danışman hastaya nasıl davranılması gerektiğini anlatacaktır.

Müdahalede Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

       Yapılması Gerekenler: Bağımlı kişiye gerçek ilgi ve sevgi gösterin Bağımlı kişiye alkol probleminin, hastalığından kaynaklandığını anlatın. Nefret, düşmanlık, kötü söz söyleme, lanetleme, ahlak dersi vermek gibi yaklaşımlardan uzak durun, onu sevdiğinizi ve ona yardım etmeye çalıştığınızı unutmayın. Hastalığını tedavi etmek için kullanılabilecek metotlardan bahsedin. Bağımlı kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesine yardımcı olun. Hastaya bazı önerilerde bulunun: Örneğin: Yardım al ve aileni, işini, tüm hayatını eski haline sok ya da hiçbir şey yapmayarak işini, aileni, her şeyini kaybet.Bağımlı kişinin yardım kabul etmesine hazırlıklı olun. Tedavi merkeziyle önceden görüşün, gerekli ayarlamaları yapın. Böylece harekete geçmesini engelleyecek bahaneleri ortadan kaldırmış olurusunuz. Bağımlı kişinin yardımı reddetmesine hazırlıklı olun. Hastalığıyla yüzleşmesi hemen olmayabilir. Sürekli hastalığının tedavisi olduğunu, iyileşeceğini söyleyin.

       Yapılamaması Gerekenler: Kendi kırgınlıklarını büyütmeyin. Ne kadar acı çektiğinizi ona anlatabilirsiniz ama, esas olarak hastanın alkol alışkanlığına odaklanın. Hastanın neden bu kadar çok ve sık içtiğini tartışmak ya da alkolizminin kökenini aramak boş bir çaba olacaktır. Ona alkolizmin hayatının en büyük problemi olduğunu göstermek yeterlidir. Hasta boş yere söz verse de kabul edin. Tüm sözleri tedaviyi kabul ettiklerinin işaretidir. İkna etmenin anahtarı, gerçekleri göstermektir, yargılamak değil.

Mutlaka Bir Danışmandan Yardım Alın

       Buradaki öneriler, size sadece bir fikir vermekten öteye gitmez. Bunu sakın unutmayın. Eğer alkolik bir yakınınız varsa mutlaka bir uzmanla görüşün. Onun fikirlerini alın ve hastaya müdahale etmekte ortak çalışın. Bazen, uzman yardımı almak, zor gelebilir ancak unutmayın, ne kadar geç kalırsanız, hastalık o kadar ilerleyecektir.



Alkol Tedavisinin Önemli Özellikleri


ALKOLİZM TEDAVİSİ

       Alkolikleri tedaviye razı etmek zor bir iştir. Pek çok alkolik, hastalığını inkar eder. Alkolikler tedavi için başvurduklarında genellikle "dibe vurmuşlardır" yani sağlık, aile, meslek ve sosyal yaşamlarından büyük kayıplar vermiş ve çaresiz duruma düşmüşlerdir. Bu hale düşmeden önce alkolikler, bu zevki terk etmeye pek yanaşmazlar, ya da buna karar verseler de kolayca vazgeçerler. Önemli olan bu denli kayba uğramadan bu kısır döngüyü durdurmaktır. Bu nedenle kişinin alkolik olduğu yani alkol karşısında zayıf, hatta alkolün esiri olduğunu fark edip kabullenmesi düzelmenin başlangıç noktasını oluşturur. Erken dönemdeki alkoliklerin bu gerçeği fark etmeleri için "motive edici görüşmeler" yapılır.

Alkol Tedavisinin Önemli Özellikleri Şunlardır:

       Alkolizm tedavisi yoksunluk belirtileri kalktıktan sonra başlar. Hedef ayıklıktır (sobriety): Eşlik eden psikiyatrik bozuklukların ayırıcı tanısı ve tedavisi için de bu önemlidir. Ekip tedavisi gerekir Tedavi hastanın ihtiyaçlarına göre seçilmelidir. Tedaviden sonra uzun süreli izleme gereklidir. Kişi uzun süre hastanede kalsa bile daha sonra izlenmezse alkole dönmesi kolaydır. Düzenli aralıklarla görüşmelere ya da kendine yardım gruplarına katılmalıdır. Nüksler (tekrarlamalar) İlk 6 ayda en sıklıkla görülür.

       Alkol tedavisi, fizyolojik, psikolojik ve sosyal olarak sınıflandırılabilir. Çoğu zaman, fizyolojik tedavi, psikolojik tedaviye ek olarak yapılmaktadır. Alkol tedavisinde psikoterapi vazgeçilmez bir yöntemdir.

Fizyolojik Tedavi

Psikoterapi

Tedavinin Sonuçları




Alkolizmin Fiziksel Zararları

 


       Alkolizm genetik bir hastalık olmakla beraber pek çok vakada sürekli ve çok fazla alkol tüketimi sonucunda da ortaya çıkmaktadır. Psikolojik ya da toplumsal baskılar hastalığın ortaya çıkışında önemli bir etkendir. Alkolizmin en önemli özelliği hastanın sürekli ve giderek artan miktarlarda alkol tüketmesidir. Alkolizm, kişiye hem psikolojik hem de fiziksel zarar vermektedir. Alkolün fiziksel etkileri en çok kardiovaskular sistemde, sinir sisteminde ve böbreklerde görülmektedir ve alkolizm tedavi edilmediği zaman bu rahatsızlıklar ölümcül olabilmektedir.

Alkolizm Kaynaklı Fiziksel Bulgular

Alkolizmin Kardiovasküler Sisteme Zararları

Alkolizmin Sinir Sistemine Etkileri

Alkolizmin Gastrointestinal Sisteme Etkileri

Alkolizm Kaynaklı Fiziksel Bulgular

Arkus senilis: gözün kornea tabakasında yağ halkası

Acne rosecea : kırmızı burun

Palmar eritem: avuç içinde kırmızılık

Asteriksis: Elde flapping tremor (büyük amplitüdlü titreme)

Sigara yanıkları: parmak, göğüs vb.

Morarıklıklar (düşme ve çarpmalara bağlı)

Hepatomegali (karaciğer büyümesi), karın ağrısı

Spider anjioma

Periferik nöropati (el ve ayaklarda his kusurları, uyuşma vb.)

Kan tetkiklerinde anormallikler: GGT, MCV, AST, ALT, ürik asit, trigliseritler, üre yükselmesi.

Alkolizmin Kardiovaskular Sisteme Zararları

       Alkolik olarak yaşamak çok zordur, vücut ıstırap içindedir. Alkolün kalbe çok zararlı olduğu bilinmektedir, bir alkolik sadece kalp hastalığına yakalanma riski altında değildir, alkol kalbe direk zarar da verebilir. Çoğunlukla, alkolizm, lipid seviyesinin aşırı yükselmesiyle oluşacak damar tıkanıklığı, kalp krizi ve erken ölümle sonuçlanır. Eğer alkolizm tedavi edilmezse, hasta kalp hastalıkları yüzünden büyük bir ihtimalle hayatını kaybedecektir

Alkolizmin Sinir Sistemine Etkileri

       Aşırı alkol kullananlarda, vücut vitaminsiz kalacak ve özellikle B vitaminin eksikliğinden kaynaklanan hastalıklar başlayacaktır. Alkol tüm zihin fonksiyonlarına zarar verecektir. Yapılan tüm beyin hücreleri araştırmaları, alkoliklerin beyin hücrelerinin, normale oranla çok daha hızlı bir şekilde yok olduğunu, hatta "hücre deposunun" zamanla tamamen boşaldığını ortaya koymuştur. Bu durumda ne yazık ki, hastanın hemen hemen tüm zihinsel faaliyetleri durmaktadır.

Alkolizmin Gastrointestinal Sisteme Etkileri

       Gastrointestinal sistem de alkolden fazlasıyla zarar gören organ sistemlerinden biridir. Alkolizm sonucu, çok ileri düzeyde ülser (mide kanaması ya da delinmesi), ölümcül pankreas problemleri (akut pankreas vb.) ve pek çok başka hastalık ortaya çıkabilir. Ancak, tüm bunların arasında alkolizm konusu geçince en çok dikkat edilmesi gereken organ karaciğerdir.Alkolizm karaciğeri, çok sinsi ve tehlikeli bir hastalık olan sirozla sarar. Sirozun ilk basamağı, karaciğer hücrelerinin zedelenerek, yağ zerrecikleriyle dolmalarıdır. Karaciğer hücreleri bozulup, yağla kaplandıkça karaciğer büyümeye başlar. Eğer, alkolizm devam ederse, yaralar oluşmaya başlar. Yaralar gittikçe çoğalır ve sonunda tedavi edilemez hale gelir. Siroz ilerledikçe, alkolik çok daha ciddi sağlık problemleriyle karşılaşır. Bunlar çoğunlukla, kan zehirlenmesi (amonyak ve bilirubin), iktidarsızlık, kanamalar, bacakların ve bileklerin şişmesi, vücutta asit üretilmesi (içi sıvı dolu bir göbek) olarak ortaya çıkmaktadır. Eğer erken teşhis yapılıp, tedaviye başlanmazsa siroz öldürücü bir hastalıktır.




Alkolizmin Sonuçları

 


Sosyal Sonuçlar


       Alkolizm ilerleyen bir hastalıktır. İlk başta alkoliğin çevresindeki kişiler onun içmesinden çok fazla etkilenmezler. Ancak, kişi giderek artan miktarlarda ve sıklıkta alkol kullanmaya devam edeceği ve çoğunlukla kontrol kaybı yaşayacağı için tüm ilişkileri ve sosyal hayatı kötü bir şekilde etkilenecektir.


       Hastalığın ileri dönemlerinde sızıncaya kadar içen ya da sabah kalkar kalmaz içmeye başlayan kişi, işine gidemeyecek ve sonunda işini kaybedecektir.


       Alkol hayatının en önemli amacı haline geleceği için eskiden yaptığı hiçbir şeyi yapmayarak kişi sadece içki içecek ve tüm sorumluluklarını bir kenara itecek ve yakınlarından gelen yardım tekliflerini de geri çevirecektir. Buna bağlı olarak, ailesiyle ve yakın çevresiyle ilişkileri bozulacaktır. Ne yazık ki, alkoliklerin evlilikleri genellikle boşanmayla sonuçlanır.


       Kontrol kaybına bağlı olarak, alkolikler çok fazla kaza yaparlar. Başlarına ev, iş ya da trafik kazası gelme ihtimali çok yüksektir.


       Gene, kontrol kaybına bağlı olarak, alkolikler suç işleme eğilimi gösterirler ve karıştıkları kavga ya da benzer durumlar yüzünden adli problemlerle karşılaşabilirler



Tıbbi Sonuçlar


Karaciğerin harap olması,


Kardiyomiyopati (kalp büyümesi),


Anemi (kansızlık),


Yüksek tansiyon,


Trombositopeni (pıhtılaşma sağlayan hücrelerde azalma),


Miyopati (kas yıkımı),


Kanser,


Teratojenite (anne karnındaki bebekte anormallikler),


Pankreatit (pankreas iltihabı),


Pnömoni (zatürree),


Merkezi sinir sistemi bozuklukları (retrobulbar nörit, Wernike-Korskof Sendromu ve bunaması, serebeller atrofi)


Alkol Yoksunluğu Belirtileri


Otonomik hiperaktivite (terleme, nabız 100'ün üstünde)


Titreme


Uykusuzluk


Bulanti ve kusma


Geçici halusinasyon ve illüzyonlar (alkolü bıraktıktan sonraki 1-2 gün içinde görülür)


Psikomotor ajitasyon


Anksiyete


Grand mal konvülzyonlar (epileptik nöbetler-alkolü bıraktıktan sonra 2 gün içinde görülür)


Deliryum Tremens

Uzun süre fazla miktarda alkol alan kişilerde alkolü kestikten 2-3 gün sonra ortaya çıkabilen, ölüm riski taşıyan bir tablodur.
Bilinç ve konsantrasyon bozukluğu, görsel halüsinasyonlar (gerçekte var olmayan şeylerin görülmesi), bulunduğu zamanı ve yeri karıştırma ile kendini belli eder, hızlı başlayıp dalgalı bir seyir gösterir.



En Sık Eşlik Eden Psikiyatrik Bozukluklar


Majör Depresyon:  Alkol bağımlılarının %30-50'sinde görülür


Anksiyete Bozuklukları:  Alkol bağımlılarının %30'unda görülür. Erkeklerde sosyal fobi, kadınlarda agorafobi sıklıkla ortaya çıkar.


İki Uçlu Duygu-Durum Bozukluğu (manik depresif bozukluk)


Diğer Madde Bağımlılıkları: Başta sigara olmak üzere esrar ve diğer uyuşturucu maddeler.


Kişilik Bozuklukları: Antisosyal ve sınırda (borderline) kişilik bozuklukları.

 



BİR ALKOLİĞİN ÖZELLİKLERİ

Şunu unutmamak gerekir ki, alkolizm davranışsal bir bozukluktur ve sürekli ve artan miktarlarda alınan alkole bağlı problemlerin gelişmesi anlamına gelir.

Bir alkolik, tüm kötü sonuçlarına rağmen sürekli alkol içmeye devam eder ve bir süre sonra alkol alımını sınırlayamaz bir hale gelir.

Alkolikler genellikle, alkol içen kişilerle arkadaşlık eder, hatta eşlerini bile onların arasından seçebilir.

Alkolik bir insan, içmek için her zaman bir sebep bulur. Bu mutluluk, mutsuzluk, gerginlik, üzüntü, neşesizlik olabilir. Ayrıca, içmek için her zaman fırsat yaratırlar, maç, av, parti, doğum günü, düğün, sünnet vb.

Alkolizmin ilerledikçe, alkolik kişilerin sorunları da artmaktadır. Örneğin, yalnız içmeye başlarlar, çevrelerinden saklayarak gizli içerler, şişeleri saklarlar. Bütün bu davranışların sebebi alkolik olduklarını çevrelerinden saklama arzusu duymalarıdır.

Gittikçe artan bir suçluluk duygusu geliştiririler, bu suçluluk duygusu, pişmanlıkla birleşir ve bu duyguları bastırmak için daha çok içmeye başlarlar. Hatta sabah kalkar kalmaz içmeye başlarlar.

Alkolizm bir kısır döngüye dönüşür. Suçluluğa ve alkolün yaptığı tahribata bağlı olarak kişide anksiyete ve depresyon başlar ve bu yüzden kişi daha çok alkol tüketir. Alkol tüketimi arttıkça depresyon derinleşir, kişi uyuyamamaya ya da sızmaya başlar, geceleri uyanır, depresif bir duygu durumu içine girer, kendisini sürekli huzursuz ve sıkıntılı hisseder, panik nöbetleri geçirir, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes almada zorluk çeker.


ALKOLÜN GERÇEKLERİ

Alkolün uyuşturucu kadar tehlikeli olduğu genellikle düşünülmez. Hatta bazı kültürlerde alkol dini ve sosyal etkinliklerin önemli bir parçasıdır. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır ki, o da alkolün modern toplumun en önemli problemlerinden birisi olduğudur ve alkol alışkanlığı uyuşturucu alışkanlığı kadar zararlıdır.

Alkollü içecekler (bilimsel olarak etil alkol ve ya etanol olarak adlandırılır), çeşitli meyveleri, sebzeleri ya da tohumları fermente eder


Tarih: 16:37, 9/10/2008 Kategori: AKTIVIST OLDUGUM KONULAR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->